

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk oldu.
Gündeme ilişkin soruları cevaplayan Bakan Gürlek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
FON SORUŞTURMASI HANGİ AŞAMADA?
"Yani burada bir soruşturma izni şartı var. Bu tabii serbest piyasanın, rekabet ortamının korunması için getirilen bir şey. 2025 yılında ben hatırladığım kadarıyla biz şubat ayında özellikle bir kısım fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark etmiştik. Buna yazı yazdık. Tabii o zaman bu 2025 yılında siz başsavcıyken.
Daha sonra yani 2026 yılında özellikle ağustos ayında, özellikle yani vatandaşlarımızdan çok yoğun şikayetler geliyordu işte. Siz de biliyorsunuz. Burada meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak lazım. Yani meşru kazanç vatandaşlarımızın birikimlerini borsada, hisselerde değerlendirmesi meşru kazanç. Bir de meşru olmayan kazanç var. Yani kısa sürede haksız bir şekilde balon hisse diye tabir edilen hisselerden anormal bir şekilde işte kısa sürede gir çık yapılarak kazanılan bir kazanç var.
'AĞUSTOSTA MÜZEKKERE YAZDIK'
Burada da tabii bizim dikkatimizi çekmişti. Arkadaşlarımız da bu konuda özellikle SPK'ya soruşturma izni için yazı yazdı. Hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu. Fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var.
Ama tabii ben şunu ifade etmek istiyorum. Yani özellikle Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor. Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyor. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler yaptık, toplantılar yaptık. Biliyorsunuz en son Sayın Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız.
Biz burada günlük rutin işlemler bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında kurulların takdirinde. Biz bize gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında başsavcılığımız bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var.
'207 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI'
Tabii biz 17 Eylül itibarıyla SPK tarafından biliyorsunuz fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an biz başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı. Birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar. Çünkü biliyorsunuz mal kaçırma çok yoğun yapılabiliyor. Soruşturma aşamasında da gördük bunu. Soruşturmadan iki gün sonra yani isim vermeyeyim, bir şahıs, fonlardan tutuklu olan bir şahsın eşi yurt dışına 40 milyon civarında bir havale transferi için talimat vermişti. Ama tabii bizim başsavcılığımızın, İstanbul Başsavcılığının yazısı uyarınca bu talimat transferi önlendi.
Burada Devlet Denetleme Kurumu da devreye girdi. Özellikle burada bir kurumların ihmali var mı, işte kurumlarımız çok saygın kurumlar, bunların ihmali olup olmadığı konusunda Devlet Denetleme Kurumuna Cumhurbaşkanımız görev verdi. Onlar inceleyecek. Daha sonradan bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacak.
Ama şunu söylemek istiyorum ben, burada özellikle fon soruşturmasıyla ilgili biz şunu gördük. Gerçekten iyi niyetle bir kısım vatandaşlarımızın dişinden tırnağından para biriktirerek yatırdığı bir meşru yatırım var. Bunlar elbette normal.
Ama bir de şunu gördük: Özellikle kapalı fonlar ya da açık fonlarda kısa sürede tamamen aldıkları tüyolar, içeriden aldıkları bilgiler, manipülatif hareketlerle kötü niyetle kısa sürede girdi çıktı yaparak inanılmaz fahiş miktarda kazanılan paralar var. Yani biz şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz SPK ve İstanbul Borsası, aynı zamanda Merkezi Kayıt Kuruluşu var biliyorsunuz, oradan gelen bütün listeler uyarınca başsavcılığımız, İstanbul Başsavcılığı bütün bu şahısların işte manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, bunlar tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu. Mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari, yurt dışı çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var, bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde.
Ama burada şunu ben tekrar hatırlatmak istiyorum: Yani Türk piyasası, Türkiye fonları, İstanbul Borsası bizim göz bebeğimiz. Biz özellikle bunun altını çizmek istiyoruz. Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. Yatırımcılarımızın, iyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım.
Burada da özellikle Cumhurbaşkanımız en baştan beri sürece el koyduğu için burada Cevdet Yılmaz biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Fon İstikrar Kurulu oluşturuldu. Özellikle bunlar kararlar alıyorlar. SPK bağımsız kurul, bir kısım kararlar da aldı. Biz başsavcılık olarak süreci takip ediyoruz. Ama biz başsavcılık sadece verilen izin kapsamında, yani SPK tarafından gönderilen listeler ve Borsa İstanbul veya Merkezi Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabiliyor. Yani sonuçta başsavcılıkta teknik olarak veri yok. Bu rutin işlemler, günlük işlemler, borsanın işlemleri, devam eden süreçler tamamen bağımsız kurullar tarafından devam eden süreçler.
Burada kurulan kurul, Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan kurul, kararlar alındı. Biz de katıldık toplantıya. Tabii SPK özellikle bir kısım kararlar aldı. Kendi aldığı kararlara göre burada iyi niyetli yatırımcının 1 milyon TL olan kadar paralarının iadesi konusunda karar verildi.
Şimdi burada bir sistem kuruldu, bunu anlatmak istiyorum ben. Özellikle bizim elimizde şu tespitler var. Az önce söylediğim gibi arkadaşlarımız ve savcı arkadaşlarımız şunu tespit ettiler: Kısa sürede manipülatif hareketlerle inanılmaz ve mesela iki ayda girmiş, çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış, yani bir kâr çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var, listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı, mal varlıklarına el koyduk.
'5 İSİM İADEDE BULUNDU'
Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nın kararları uyarınca şahsi mallarına da el koyduk. Biliyorsunuz bu işte portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı. Özellikle iade etmek isteyen, gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş.
Bunlar, bütün bu mal varlıkları hukuk çerçevesinde, hukuk ilkeleri çerçevesinde TMSF'ye devrediliyor. Daha sonra haksız kazanç sağlayan, fahiş kazanç sağlayan kişiler, elbette TMSF bunların iadesini yapacak. İadesini yaptıktan sonra da savcılığa gerekli yazıyı yazacak.
SPK Kanunu, yani Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefetin 107. maddesi var. Bu manipülasyon suçu burada düzenleniyor. Sizin söylediğiniz şekilde, yani zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi. Ama yani bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak ki şu an tutuklananlar var fahiş kazanıp da. Aynı şekilde yurt dışına çıkış yasağı ya da mal varlığı tedbiri uygulananlar da var. Devam eden bir süreç var burada.
'HUKUK ÇERÇEVESİNDE HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ'
Bizde listeler var. Yani özellikle SPK'nın ve MKK, yani İstanbul Borsası'nın alt birimi MKK'nın gönderdiği listeler var. Biz bu listeleri yaptık. Özellikle kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler vesaire bunlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık. Ben buradan şunu söylemek istiyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net: Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız ve bu haksız kazançları da TMSF bünyesinde kurulan fona devredeceğiz. Yani buradan da biliyorsunuz daha sonradan da SPK'nın ve işte kurulan kurulun, yüksek kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım iyi niyetli yatırımcının zararları karşılanacak.
İSVİÇRE'DEN PARALARIN GETİRİLMESİ
Ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, biliyorsunuz basına da yansıyan olaylar oldu, kısa sürede bir kısım para transferleri yapmışlar. Biz bunların getirilmesi için de, İsviçre'ye gönderilen paraların getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Hâlen de şu an araştırdığımız konular var. Biliyorsunuz iki gün önce ya da dün basına yansıdı, virman yoluyla lot transferleri var. Bunlarla ilgili de çalışma yaptık.
Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum: Hukuk çerçevesinde kesinlikle fahiş kazanan, yani kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp içeri giren bu şekilde kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Hatta ben şu tabiri kullanayım, Anadolu'da bizim bir söz var: "Devletin bağından üzüm koruğu çalan tilkiden devlet pekmez olarak o üzümü çıkartır" diye bir laf var. Yani devlet bunun kesinlikle takipçisi. Biz de hukuk çerçevesinde, biz bunların sonuna kadar sürecin takipçisi olacağız."
Sayfa başına git







