Mevsim değişikliklerine uyum sağlanmasının önemine dikkat çeken Okşen, özellikle kalp ve damar hastalığı riski taşıyan kişilerin kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.
"HAVA SOĞUR, DAMARLAR DARALIR, TANSİYON YÜKSELİR"
Sonbaharda hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte vücudun doğal bir uyum sürecine girdiğini belirten Doç. Dr. Doğaç Okşen, soğuğun damarlarda daralmaya yol açtığını söyledi.
Okşen, bu durumun özellikle kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Sonbaharda havaların soğuması ve rüzgârlar damarlarda büzüşmeye yani vazokonstriksiyona yol açar. Yani vücuttaki kan dolaşım hızı belli miktarda düşer. Bu da kan basıncını ve tansiyonu yükseltir."
Soğuk havalarda damarların daralması, vücudun ısı kaybını azaltmaya yönelik doğal bir tepkisi olsa da kan basıncındaki yükselme kalbin iş yükünü artırabiliyor.
Özellikle damar sertliği, koroner arter hastalığı ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunan kişilerde bu durum daha fazla önem taşıyor.
SİGARA KULLANANLAR VE FAZLA KİLOLULAR İÇİN RİSK ARTIYOR
Mevsim değişikliklerinin tek başına değil, kişinin mevcut sağlık koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Okşen, sigara kullanımı ve fazla kilonun kalp-damar sağlığı açısından önemli risk faktörleri olduğunu ifade etti.
Okşen, "Bir de bu duruma kişinin kendi olumsuz şartları dahil olursa sonuçlar kötüleşir. Yani özellikle sigara kullanan veya fazla kiloları sebebiyle damarlarında tıkanıklıklar bulunan kişiler için kalp krizi riski artar" dedi.
Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve hareketsiz yaşam gibi etkenlerin kalp-damar hastalıkları açısından risk oluşturduğunu hatırlatan uzmanlar, soğuk havalarda bu faktörlerin bir araya gelmesinin kalbin üzerindeki yükü artırabileceğine dikkat çekiyor.
"40 YAŞ ÜSTÜ ERKEKLER VE 50 YAŞ ÜSTÜ KADINLAR KONTROLLERİNİ İHMAL ETMESİN"
Kalp ve damar hastalıklarının erken tespit edilmesinin önemine değinen Okşen, belirli yaş gruplarındaki kişilerin mevsim geçişlerinde sağlık durumlarını gözden geçirmelerini önerdi.
Yaz aylarında sıcaklığın etkisiyle genişleyen damarların havaların soğumasıyla daralmasının normal bir fizyolojik yanıt olduğunu belirten Okşen, şöyle konuştu:
"İnsanoğlu her mevsime uyumlu hareket etmek zorunda. Yaz aylarında sıcaklığın etkisiyle genişleyen damarlar, sonbaharda hava sıcaklığının düşmesiyle belli miktarlarda daralır. Bunlar çok normal ama kalp ve damar rahatsızlığı olanların özellikle dikkat etmesi gerekir."
Okşen, "Mevsim değişikliklerine sağlıklı bir şekilde uyum sağlayabilmek için özellikle 40 yaş üstündeki erkekler ve 50 yaş üstündeki kadınların mutlaka bir kardiyolog tarafından muayene ve tetkik edilmelerini tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kalp sağlığı taramalarının kapsamı ve sıklığı ise kişinin yaşı, belirtileri, aile öyküsü ve mevcut risk faktörlerine göre hekim tarafından belirleniyor.
GRİP VE SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI DA KALBİ ETKİLİYOR
Sonbaharda artan solunum yolu enfeksiyonlarının kalp-damar sistemi üzerinde ilave yük oluşturabileceğini belirten Okşen, özellikle kronik hastalığı bulunan kişilerin enfeksiyonlara karşı korunmasının önemine dikkat çekti.
Okşen, "Solunum yolu enfeksiyonları kalbin iş yükünü artırarak kalp-damar riski oluşturur. Yine vücutta iltihaba yol açarak kalp krizini tetikleyebilir" dedi.
Grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonları sırasında ortaya çıkan iltihabi yanıt, kalp atım hızını ve vücudun oksijen ihtiyacını artırabiliyor. Bu durum, özellikle mevcut kalp hastalığı bulunan kişilerde komplikasyon riskini yükseltebiliyor.
Okşen, Sağlık Bakanlığı ve uzmanların önerileri doğrultusunda mevsimsel grip ve zatürre aşılarının ihmal edilmemesi gerektiğini de vurguladı.