İsrail ordusu (IDF), İran'ın Arak kentindeki ağır su nükleer reaktörü ve çevresinde yaşayan sivillere yönelik acil tahliye uyarısı yayınladı.
Açıklamada, bölgedeki askeri hedeflere yönelik operasyonun "önümüzdeki saatlerde" başlayacağı belirtilirken; İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, saldırıların kapsamının genişleyeceği mesajını verdi.
"DERHAL BÖLGEYİ TERK EDİN"
İsrail ordusu, Farsça yayın yapan sosyal medya hesapları üzerinden Arak şehrinin kuzeybatısı ve Hayrabad Sanayi Bölgesi'ni kapsayan haritalar paylaştı. Yapılan açıklamada, "İsrail ordusu önümüzdeki saatlerde bu bölgelerde faaliyet gösterecektir. Güvenliğiniz için işaretli alanları derhal tahliye etmeniz şiddetle tavsiye edilir" denildi. Söz konusu bölge, 2025 Haziran ayındaki saldırılarda da hedef alınan ancak tamamlanmamış olan ağır su reaktörünü barındırıyor.
ARAK REAKTÖRÜNÜN STRATEJİK ÖNEMİ
Tahran'ın 250 kilometre güneybatısında bulunan Arak ağır su reaktörü, nükleer silahlarda kullanılabilen plütonyum üretme potansiyeli nedeniyle İsrail ve ABD tarafından en büyük tehditlerden biri olarak görülüyor. İsrail yönetimi, tesisin operasyonel hale gelmesinin İran'a nükleer silah yolunda ikinci bir hat açacağını savunurken, Tahran reaktörün tamamen barışçıl amaçlı olduğunu iddia ediyor. Planlanan operasyonun, tesisin kalan altyapısını tamamen imha etmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.


KATZ: "SALDIRILAR GENİŞLEYEREK DEVAM EDECEK"
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran’ın İsrail şehirlerine yönelik devam eden füze saldırılarına tepki göstererek, "Uyarılarımıza rağmen ateş devam ediyor. Bu nedenle İran'daki saldırılarımız, rejimin vatandaşlarımıza karşı silah üretmesine ve işletmesine yardımcı olan ek hedeflere doğru genişleyecektir" dedi. Katz, İran'ın işlediği "savaş suçları" için giderek artan ağır bedeller ödeyeceğini vurguladı.
TAHRAN'IN KALBİNE VE FÜZE ÜSLERİNE YENİ DALGA
İsrail ordusu, Tahran'ın merkezindeki balistik füze üretim tesislerini ve ülkenin batısındaki depolama sahalarını hedef alan yeni bir hava saldırısı dalgası gerçekleştirdiğini duyurdu.
Trump yönetiminin "görüşmeler iyi gidiyor" açıklamalarına rağmen sahada gerilimin tırmanması, İsrail'in diplomatik süreci askeri baskıyla destekleme veya kendi güvenlik önceliklerini ön planda tutma kararlılığını gösteriyor.