İran’da devam eden askeri çatışmalar; petrol sahaları, nükleer tesisler ve su arıtma santrallerine yönelik saldırılar ağır bir kirliliğe yol açıyor. Uzmanlar, savaşın saldığı kimyasallar ve ağır metallerin bölge halkının sağlığını ve ekosistemi on yıllar boyunca tehdit edeceği uyarısında bulunuyor.
PETROL ALTYAPISI VE SİYAH YAĞMURLAR
Hava saldırıları sonucu alev alan petrol tesisleri ve rafineriler, gökyüzünü siyah dumanlarla kaplayarak geniş çaplı bir hava kirliliğine sebep oluyor. Tahran yakınlarında geçtiğimiz günlerde gözlemlenen "siyah yağmur" hadisesi, atmosfere karışan is, kül ve toksik kimyasalların su damlacıklarıyla birleşerek yeryüzüne inmesinin somut bir örneği oldu. Uzmanlar, bu mikroskobik partiküllerin akciğer ve kalp rahatsızlığı riskini artırdığını, ağır metallerin ise uzun vadede kanserojen etkiler yaratarak toprak ve su rezervlerini kirlettiğini belirtiyor.
KİMYASAL RİSKLER
Sadece enerji hatları değil; gübre veya gıda üretimi yapan tesislerin, özellikle amonyak fabrikalarının hedef alınması, çevreye son derece zehirli gazların yayılmasına neden oluyor. Çatışma ve Çevre Gözlemevi (CEOBS) gibi kuruluşlar, uydu görüntüleri ve açık kaynak verilerini kullanarak bölgede 400’den fazla çevresel olay tespit etti. Ancak internet kesintileri ve uydu verilerindeki gecikmeler nedeniyle gerçek zararın boyutunun çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Özellikle yoğun nüfuslu Tahran'da yıkılan binalardan yayılan toz ve kimyasal atıkların, yeniden inşa süreci başlasa dahi halk sağlığı için risk teşkil etmeye devam edeceği vurgulanıyor.
TEMİZ SUYA ERİŞİM
Basra Körfezi bölgesindeki ülkeler, içme suyu ihtiyaçları için yüzlerce deniz suyu arıtma tesisine (desalinizasyon) bağımlı durumda. İran, ABD saldırılarının bir arıtma tesisine zarar verdiğini iddia ederken, komşu Bahreyn de benzer bir suçlamayı İran'a yöneltti. Bölgedeki su altyapısının zarar görmesi, barış zamanında dahi temiz suya erişimde zorluk yaşayan halk için kalıcı ve yıkıcı sonuçlar doğurma potansiyeline sahip. Uzmanlar, körfez sularına karışan petrol ve enkazın temizlenmesinin öncelik listesinde alt sıralarda kalmasından endişe duyuyor.
REHABİLİTASYON SÜRECİ VE GELECEK ÖNGÖRÜLERİ
Savaş sona erdiğinde ülkelerin önceliğinin enerji, sanayi ve gıda üretimi olacağı; çevresel temizliğin ise göz ardı edilebileceği belirtiliyor. Birleşmiş Milletler Üniversitesi'nden Kaveh Madani, bölgede sürdürülebilirlik ve çevre koruma adına verilen yılların emeğinin bu savaşla birlikte geriye gittiğini ifade ediyor.
Basra Körfezi’ne batan gemiler ve yanan tankerler, bölgedeki deniz ekosistemini ve dolayısıyla gıda zincirini bozarak, çatışmalar dursa bile insan sağlığını uzun yıllar boyunca etkilemeye devam edecek bir kirlilik yükü bırakıyor. (Euronews)