MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladığını belirtirken, İstanbul Levent'te düzenlenen terör saldırısının Türkiye'nin finansal istikrarını ve statüsünü hedef alan bir provokasyon olduğunu ifade etti.
İRAN'DA ATEŞKES SÜRECİ
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasındaki ateşkesin bölgesel barış adına kritik bir eşik olduğunu vurguladı.
Diplomatik adımların kontrolsüz çatışma riskini geri çektiğini ifade eden Bahçeli, Lübnan sahasına ilişkin istisnaların ise meselenin tam anlamıyla çözülmediğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Türkiye'nin her zaman diyalog ve istikrardan yana olduğunu hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kalıcı bir barış anlaşmasıyla sonuçlanması gerektiğini kaydetti.
LEVENT SALDIRISININ STRATEJİK VE EKONOMİK BOYUTU
İstanbul Levent'te gerçekleştirilen terör saldırısını değerlendiren Bahçeli, olayın sadece bir dış temsilciliği hedef almadığını, Türkiye'nin jeopolitik konumu ve finans altyapısına yönelik olduğunu savundu.
Konsolosluğun boş olmasının saldırının asıl mahiyetine dair emareler sunduğunu belirten Bahçeli; saldırının, yabancı şirketlerin faaliyetlerini Türkiye gibi güvenli merkezlere taşıma arayışında olduğu bir döneme denk gelmesine dikkat çekti.
MHP lideri, bu durumu Türkiye'nin ekonomik hedeflerini baltalamaya yönelik bir girişim olarak nitelendirdi.
BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMASI
Bahçeli'nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:
"Bölgesel ve küresel barış adına kritik bir eşikte, ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararını memnuniyetle karşılıyoruz.
Savaşın genişlemesini önlemeye dönük her diplomatik adım, insanlığın ortak vicdanında karşılık bulmaktadır. Başta Türkiye olmak üzere bölgedeki sağduyulu devletlerin yapıcı ve uyarıcı girişimleri, aklıselim diplomasinin hâlâ canlı olduğunu göstermiştir.
Taraflar arasındaki karşılıklı irade beyanları, kontrolsüz çatışma riskini şimdilik geri çekmiştir. Ancak Lübnan sahasına ilişkin istisnalar, meselenin henüz tam anlamıyla çözülmediğini de ortaya koymaktadır.
Türkiye; barıştan, istikrardan ve adil bir uluslararası düzenden yanadır. Kalıcı çözümün yolu silahtan değil, diyalogdan geçmektedir.
Aziz milletimizin ve bölge halklarının huzuru için, ateşkesin kalıcı bir barışa evrilmesi en samimi temennimizdir.
Bir yanda barış arayışları ve diplomatik temaslar devam ederken, diğer yanda İstanbul’da karanlık yüzünü gösteren birtakım malum çevrelerin vekâlet unsurları eliyle gerçekleştirilen terör saldırısı, Türkiye’yi hedef almıştır.
İstanbul Beşiktaş Levent’te meydana gelen menfur terör saldırısı, ilk etapta “İsrail Başkonsolosluğu hedef alındı” şeklinde servis edilmiş olsa da, konsolosluğun boş olduğu gerçeği olayın mahiyetinin daha farklı olduğuna dair emareler göstermiştir.
Saldırının, jeopolitik konumu ve güçlü finans altyapısıyla öne çıkan alternatif merkezlerden biri olan İstanbul’da Levent gibi kritik bir bölgede, uluslararası şirketlerin yoğunlaştığı bir alanda ve doğrudan güvenlik güçlerimizi hedef alacak şekilde gerçekleştirilmiş olması tesadüf değildir.
Ayrıca; İran–ABD gerilimi ve bölgesel belirsizlikler nedeniyle Orta Doğu ve Asya merkezli bazı şirketlerin faaliyetlerini daha güvenli finans merkezlerine taşıma arayışlarının arttığı ve Türkiye’nin de bu konuda çeşitli çalışmalar yürüttüğünün en yüksek düzeyde kamuoyuyla paylaşıldığı bir dönemde gerçekleştiği bilinmektedir.
Aziz milletimizin huzur ve güvenliği asla bu tarz tehdit ve tehdidin gölgesi altında bırakılmayacaktır.
Bu kararlılığımızın en somut tezahürü kahraman polislerimizi canı gönülden kutluyor, fedakârca müdahaleleriyle büyük bir felaketin önüne geçen güvenlik güçlerimize ve süreci büyük bir dikkat ve titizlikle takip eden tüm güvenlik bürokrasisini tebrik ediyor, yaralı kardeşlerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Türkiye; terörün, provokasyonların ve kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya, bölgede ise umudun ve istikrarın adı olmaya kararlılıkla devam edecektir."