Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan baskanliginda toplanan Milli Guvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Kurul, toplantıda alınan kararları 8 maddelik bir bildiriyle açıkladı.
Toplantının ana gündem maddelerinden biri; PKK, KCK, PYD, YPG, FETÖ ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen operasyonlar oldu.
Kurul, terörün milletin gündeminden tamamen çıkarılması hedefini yinelerken, bölgedeki çatışma ve tahriklerin bu süreci sabote etmesine izin verilmeyeceğini bildirdi. Ayrıca, sınır güvenliği ve vatandaşların huzuru için her türlü tedbirin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatıldı.

ABD, İSRAİL VE İRAN GERİLİMİ İLE LÜBNAN VURGUSU
Kurul, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik atılan adımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öte yandan İsrail yönetiminin Gazze ve Batı Şeria'daki hukuk dışı eylemlerinin yanı sıra, işgal politikalarını Lübnan'a kaydırmasının yeni insani trajedilere yol açtığı vurgulandı.
8 MADDELİK BİLDİRİ
Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada şu sözlere yer verildi:
1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.
2. Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele alınmıştır. Çevremizde yaşanan savaş, çatışma ve tahriklerin süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır.
3. Bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir belirsizliğe sürükleyerek küresel ekonomik dengeleri olumsuz etkileyen İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik gayretlerden memnuniyet duyulduğu belirtilmiş; vatandaşlarımızın ve hudutlarımızın güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatılmıştır.
4. Bölgemizdeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkileri ele alınmış; dost ve kardeş Irak halkının huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının muhafaza edilmesinin önemi vurgulanmıştır.

5. İsrail Yönetimi’nin Gazze’deki ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria topraklarını gasp girişimlerinin yanı sıra Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif’in tarihî kimliği ile hukuki statüsünü aşındırmaya yönelik eylemlerinin; barış sürecine ve iki devletli çözüm yaklaşımına zarar verdiği belirtilmiştir. İsrail Yönetimi’nin işgal politikalarını Lübnan’a da teşmil etmesinin yeni insani trajedilere sebep olduğu vurgulanarak, hukuk dışı bu eylemler karşısında uluslararası toplum harekete geçmeye çağrılmış; Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik güçlü desteğimiz teyit edilmiştir.
6. Suriye’de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında kaydedilen gelişmeler değerlendirilmiş; ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini pekiştirecek entegrasyon sürecine ilişkin mutabakatın tek devlet ve tek ordu temelinde hayata geçirilmesine matuf çabalara, kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde kararlılıkla destek verileceğinin altı çizilmiştir.
7. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın seyri ele alınmış; saldırıların Karadeniz’e sıçramasına ve enerji güvenliğini tehdit eder hâle gelmesine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulanarak, tüm taraflara itidalle hareket etme çağrısında bulunulmuştur.
8. Uluslararası güvenlik ortamını savaşlar ve çatışmalarla derinden sarsan tarihî bir süreçten geçildiği ifade edilmiş; anlaşmazlıkların müzakere ve diplomasi yoluyla çözülmesini ilke hâline getiren ülkemizin, bir istikrar adası hüviyetiyle, barışın tesisine yönelik samimi çabalarını müttefikleri ve dostları ile iş birliği içerisinde sürdüreceği vurgulanmıştır.