Birleşmiş Milletler bünyesinde insan hakları ihlallerini izleyen Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi, İsrail'in Filistinli mahkumlar için yasalaştırdığı idam cezası düzenlemesine karşı sert bir bildiri yayımladı. Komite, söz konusu yasal düzenlemenin uluslararası hukuk kurallarıyla çeliştiğini ve insan haklarında geri dönülemez bir gerilemeye yol açtığını savundu.
"YASA SADECE FİLİSTİNLİLERİ HEDEF ALIYOR"
BM Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, kanunun eşitlik ilkesini ihlal ettiğine dikkat çekildi. Düzenlemenin İsrail askeri mahkemelerinde görülen ve "terör eylemi" suçlaması içeren davalarda "asılarak ölüm cezası" verilmesinin önünü açtığı belirtilen açıklamada şu tespitlere yer verildi:
Askeri mahkemelerin işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinliler üzerinde tam yetkiye sahip olduğu, buna karşın aynı bölgede yaşayan İsrail vatandaşlarının bu mahkemelerin yetki alanı dışında tutulduğu hatırlatıldı.
Yasanın, yalnızca İsrail'in varlığını inkar etme gayesiyle kasten adam öldürme suçundan hüküm giyenleri kapsaması nedeniyle fiilen sadece Filistinli mahkumlara uygulanabilir nitelikte olduğu vurgulandı.
Düzenlemenin en çok eleştirilen yönlerinden biri de cezanın hafifletilmesi veya affedilmesi yollarının tamamen kapatılmış olması oldu. Kararın kesinleşmesinin ardından mahkumların 90 gün içinde idam edilmesini öngören maddeye işaret eden BM Komitesi, bu durumun adil yargılanma hakkını ve hukuki süreçleri tamamen işlevsiz kıldığını belirtti.
Açıklamada ayrıca şu değerlendirme yer aldı:
"Söz konusu yasa; işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşimci şiddetinin tırmandığı, Filistinlilerin yasa dışı ve cezasız şekilde öldürüldüğü, adil yargılanma haklarının ise sistematik olarak ihlal edildiği bir dönemde kabul edilmiştir. İsrail'i bu ayrımcı yasayı derhal yürürlükten kaldırmaya davet ediyoruz."
BİNLERCE FİLİSTİNLİ "İDARİ TUTUKLU"
Komite, adli sistemdeki çarpıklığı rakamlarla da gözler önüne serdi. Paylaşılan verilere göre, Ocak 2026 itibarıyla İsrail cezaevlerinde tutulan 9 bin 243 Filistinliden 3 bin 385'i, "idari tutukluluk" adı verilen ve herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeksizin süresiz hapis cezasına imkan tanıyan bir uygulamayla yargılanmadan hapiste tutuluyor.
BM, İsrail hükümetine uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme ve Filistin halkına yönelik kurumsal ayrımcılık ile tecrit anlamına gelen tüm politikalara son verme çağrısını yineledi.