Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Video yükleniyor...
Siyaset
19 Temmuz 2026 Pazar 19:04

Hüseyin Yayman'dan Kıbrıs mesajları: "Tarihin doğru tarafındayız"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Mutlu Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde yaptığı açıklamada Kıbrıs meselesinin Türkiye’nin değişmeyen milli davası olduğunu belirterek adada iki devletli çözüm modelinin esas alınması gerektiğini söyledi.

"KIBRIS MESELESİ SİYASET ÜSTÜ BİR MESELE"

20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümü kutlamaları kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel röportaj verdi. Kıbrıs davasının 86 milyonun ortak meselesi olduğunu dile getiren Yayman, 1974'teki askeri müdahale olmasaydı adadaki Türk varlığının tamamen yok sayılacağını ifade ederek, “Mutlu Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla gerçekten tarihi anlara tanıklık ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk Milleti’nin Kıbrıs davasına verdiği önemi biliyoruz. Biz hep şunu söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Kıbrıs meselesi siyaset üstü bir meseledir. Kıbrıs meselesi bir partinin meselesi değildir. Kıbrıs meselesi Türk Milleti’nin 86 milyonun meselesidir. Ve dolayısıyla da bugün tekrar 1974 Barış Harekatı’nın yıl dönümü vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeyiz, Lefkoşa’dayız. Mutlu Barış Harekatı bir kez daha milletimize, Kıbrıs Türk halkına hayırlı uğurlu olsun. Meseleye şöyle bakılabilir. Eğer Mutlu Barış Harekatı olmasaydı bugün Kıbrıs’ta nasıl bir tabloyla karşılaşacaktık? Rum tarafının bugün dahi devam eden Kıbrıs Türkü’nü yok sayma, onu siyasal temsil alanında, ekonomi alanında, toplumsal hayatta yok varsayma yaklaşımı maalesef dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Bu farklı farklı düzeylerde kendini ortaya koymaktadır.” dedi.

"BİZ TARİHİN DOĞRU TARAFINDAYIZ"

Avrupa Birliği ile bazı Avrupa devletlerinin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) yönelik yanlı duruşunu eleştiren Yayman, federasyon seçeneğinin artık geçerliliğini yitirdiğini ve egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümün benimsendiğini aktararak, “Bir taraftan Avrupa Birliği’nin Güney Kıbrıs Rum tarafına şımarık çocuk gibi davranması, öbür taraftan Avrupa Devletleri’nin Yunanistan’ı ve Güney Kıbrıs Rum yönetimini destekleyen tavırları Türk milleti tarafından not edilmektedir. Cumhurbaşkanımızın söylediği çok güzel bir söz vardır. Biz tarihin doğru tarafındayız. Dün de tarihin doğru tarafındaydık, bugün de tarihin doğru tarafındayız. Ve biz Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Kürsüsü’nde dile getirdiği gibi Kıbrıs Türk halkının temel bir talebi gibi artık eşit statülü, siyasal egemenlik temelinde artık federasyon tartışmalarının geride kaldığı ve bir anlamda iki devletli çözümün tüm toplum tarafından benimsendiği bir süreçteyiz. Dolayısıyla burada ben AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak ve Kıbrıs Dostluk Heyeti’nde bulunan bir parlamenter olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bu meseledeki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin duruşu nettir. Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Kürsüsü’nde dile getirdiği gibi artık bu meselede top çevirme zamanı geride kalmıştır. Kıbrıs Türkü’nü yok sayan herhangi bir öneri, herhangi bir görüşme talebi, herhangi bir müzakere arayışını doğru bulmamaktayız. Çünkü Türk halkı da bu meselede çok net bir duruş içerisindedir.” ifadelerini kullandı.

AVRUPA PARLAMENTOSU'NDAKİ AÇIKLAMALARA TEPKİ

Avrupa Parlamentosu'nda görev yapan Yunan bir milletvekilinin Türk askerini hedef alan iddialarının hukuki ve tarihi bir geçerliliği bulunmadığını savunan Yayman, GKRY'nin tek taraflı olarak Avrupa Birliği'ne kabul edilmesini ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınan Türk askeri varlığına yönelik hazımsızlığı eleştirerek, “Avrupa Birliği’nde bir Yunanlı parlamenterin 1974 Mutlu Barış Harekatı’nda Türk askerini suçlayan iddiaları yok hükmündedir. Bunlar deli saçması iddialardır. Ve aslında Avrupa Birliği’nin hem Kıbrıs Türk halkına bakışını, hem Türkiye’ye bakışını, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bakışını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla buradaki mesele asla kabul edilemez. Bunu yok sayıyoruz. Ve burada bizim duruşumuz ve tavrımız açık olarak ortadadır. Çünkü burada 1960 Anlaşması’nı yok sayan ve tüm Annan Planı’nı yok sayan ve daha önceki tüm müzakere arayışlarını yok sayarak tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne alınması ve Türklerin adada yok edilmek istenmesi, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan Türk askerinin varlığından rahatsız olunması bunlar doğru değildir. Burada çok ciddi bir hazımsızlık bulunmaktadır. Bu hazımsızlığı kabul etmek mümkün değildir.” şeklinde konuştu. Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in yürüttüğü savunma politikalarını da değinen Yayman, adanın bir silah deposuna dönüştürülmesinin doğrudan Kıbrıs Türklerine yönelik bir tehdit teşkil ettiğini ancak Türkiye'nin hiçbir oldu bittiye izin vermeyeceğini hatırlatarak, “Dediğim gibi biz tarihin doğru tarafındayız. Bu tür iddialar deli saçmalarıdır. Muhtemelen bundan sonra da gerisi gelecektir. Çünkü Hristodulidis’in tavrı nettir. Bir taraftan Fransa’yla yapılan işbirliği anlaşması, öbür taraftan İsrail ve Hindistan’la uzun menzilli füzeler, gelişmiş füze sistemleri konusunda anlaşmaları aslında Güney Kıbrıs Rum tarafını bir silah deposu haline getirmiştir. Ve bu tehdit doğrudan Kıbrıs Türk halkınadır. Kıbrıs Türk halkının geleceği Türkiye’nin gelecektir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceği Türkiye’nin geleceğidir. Türkiye bu konularda asla bir oldu bittiye müsaade etmez, etmeyecektir. Dün etmedi, bugün de etmeyecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Türk milletinin bu konudaki tavrı nettir. Dün nasıl ki ‘Ya Taksim Ya Ölüm’ yaklaşımı gündeme geldiyse Türkiye bugün bu noktadan bir milim dahi geri adım atmamıştır, atmayacaktır da.” sözlerini sarf etti.

"METEHAN SINIR KAPISINDAKİ PROVOKASYONLAR NOT EDİLDİ"

Metehan Sınır Kapısı başta olmak üzere çeşitli noktalarda gerçekleştirilen ve Kıbrıs Türk halkını hedef alan tahrik amaçlı yürüyüş ve eylemlerin yakından takip edildiğini belirten Yayman, uluslararası kamuoyunun geçmişte verilen sözleri tutmadığını ifade ederek, “Dolayısıyla bir taraftan Yunanistan’daki bazı parlamenterlerin ve Avrupa Birliği taraftarlarının, öbür taraftan Güney Kıbrıs Rum tarafının bir takım gösteriler yapmak suretiyle sürekli Metehan Sınır Kapısı’nda ya da başka yerlerde yürüyüşler tertip etmek suretiyle Kıbrıs Türk halkını tahrik eden davranışlarını Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti not etmektedir. Ve stratejik sabırla meseleyi izlemektedir. Buradan Türkiye’nin tavrı, Kıbrıs Türk halkının tavrı çok nettir. Biz adada barışın, esenliğin, huzurun, ekonomik paylaşımın olmasını istemekteyiz ve buradaki mesele çok nettir. Suları tersine akıtmak mümkün değildir. Burada yapılan tüm Crans Montana’da verilen sözler tutulmamışken, Annan Planı’nda verilen sözler tutulmamışken ve Kıbrıs Türk halkını yok sayan temel yaklaşım, paradigma değişmemişken buradaki her türlü söylenecek söz maalesef ama maalesef hiçbir ilerleme sağlamayacaktır. Ve sadece tarafların ağzına bir parmak bal çalmak ve bu meselede Kıbrıs Türk halkını zararlı bir duruma itmek istemektedirler. Ve pozisyonlarımız nettir, değişmez.” uyarısında bulundu.

ŞEHİTLERİ VE TARİHİ LİDERLERİ ANDI

Açıklamalarının son bölümünde 1974 askeri harekatında hayatını kaybeden şehitlere rahmet dileyen Yayman, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine öncülük eden liderlerin katkılarına değinerek adadaki Türk mevcudiyetinin kalıcı olduğunu, “Kıbrıs meselesi partiler üstü bir meseledir ve inşallah bu tavır da devam edecektir. Ben bir kez daha 1974 Mutlu Barış Harekatı’nda hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kahraman Mehmetçiğimizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kıbrıs Türk halkı yokluktan var olan ve yok edilmekten bir soykırımdan son anda kurtulmuştur. Başta Rauf Denktaş olmak üzere tüm devlet büyüklerimizi bir kez daha saygıyla, hürmetle anmak isterim. Onların mücadelesi olmasaydı, onların haklı davası olmasaydı, onların gerçekten tarihe not düşen eşsiz mücadelesi olmasaydı bugün bambaşka bir tablo ortaya çıkabilirdi. Adadaki Türk varlığına tahammülü olmayan insanlar şu gerçeği kabul edecekler. Adada Türkler vardır, var olmaya devam edeceklerdir.” ifadeleriyle vurguladı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu video henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime