DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, devam eden süreçte iktidarla seçim pazarlığı yapıldığı iddialarını reddetti. Bakırhan, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tahliye edilmelerini beklediklerini açıkladı.
MECLİSİN AÇILMASIYLA BİRLİKTE SOMUT ADIMLAR BEKLENİYOR
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, katıldığı T24 yayınında "Terörsüz Türkiye" sürecindeki gelişmeler ve Mecliste atılması öngörülen adımlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ekim ayında Meclisin açılmasıyla birlikte süreçte belirli somut adımların atılmasını umduklarını belirten Bakırhan, "Barış, her şeyden daha büyüktür. Bir başlarsan durdurmak imkânsızdır. Başlayanın durduramayacağı bir aşamaya girdik" ifadelerini kullandı.
"TAHLİYELER İÇİN YENİ BİR YASAL DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ DUYULMUYOR"
Eski HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın durumuna değinen Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda bu isimlerin tahliyesi için yeni bir yasaya gerek olmadığını savundu. Sürecin muhataplarının ve siyasi aktörlerin de bu konuyu gündemde tuttuğunu aktaran Bakırhan, "AİHM kararı var, dolayısıyla bir saat sonra bile bırakılabilirler. İnşallah yalnızca o büyük kongre değil, 6 Eylül'deki kongreye de yetişirler. MHP de bizim gibi istekli. Selahattin Başkan da Figen Başkan da ve diğer arkadaşların tamamı da sürekli bizim gündemimizde. Cumhurbaşkanının da bütün devlet muhataplarımızın da gündemlerinden birisi budur. Biz yoldaşlarımızı içeride unutan bir hareket değiliz" dedi.
"SEÇİM PAZARLIĞI İDDİALARI ERDOĞAN VE BAHÇELİ'YE HAKSIZLIKTIR"
Süreç kapsamında AK Parti ve MHP ile seçim pazarlığı yapıldığı yönündeki iddiaları yalanlayan Bakırhan, bu söylentilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye haksızlık olduğunu dile getirdi. Bölgesel dinamiklere ve Orta Doğu'daki mevcut duruma işaret eden Bakırhan, "Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, çok önemli bir partinin başındaki insan gelip bizimle seçim pazarlığı mı yapacak? Bu kadar mı ucuz, bu kadar mı basit? Bu düşünceyi dile getirenler çok ucuzluk ve basitlik yapıyorlar. Emin olun böyle bir şey yok. Yanı başımız kan deryası. İran'da ne olacağı belli değil, Suriye'de henüz rejim oturmadı, Irak'ta dengeler oturmadı. Türkiye'de 100 yıllık bir Kürt meselesi var. Emperyal hegemonik bölgesel güçlerin Orta Doğu'da oynamaya çalıştığı oyuna bakınca, kendi ülkemizde Kürtle barışmak, Kürtle birlikte yürümek gibi bir başlığımız olmasının neresi garip?" şeklinde konuştu.