Turktime

Tuncer Bakırhan'dan Terörsüz Türkiye mesajı: Piramit terse çevrildi

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, "Geçen bunca zamana rağmen halen yasal bir adımın atılmaması insanları düşündürüyor. Halk barış istiyor, ama belirsizlik istemiyor." dedi.
ABONE OL
Abone Ol
Tuncer Bakırhan'dan Terörsüz Türkiye mesajı: Piramit terse çevrildi
Haberler / Siyaset
11 Mayıs 2026 Pazartesi 10:13
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak da anılan kendilerinin ise “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ismini verdiği sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sürecin ilerleme hızına, Meclis’in rolüne, vatandaşların beklentilerine ve ana muhalefetin katkısına dikkat çeken Bakırhan, PKK’nın silah bırakma kararının önemli bir eşik olduğunu söyledi. Buna karşın yasal düzenlemelerde gecikme yaşandığını belirten Bakırhan, kalıcı barış için somut adımların artık takvime bağlanması gerektiğini ifade etti.

"SİLAHLAR YALNIZCA SUSMADI, YAKILDI"
Cumhuriyet'e konuşan Bakırhan, sürecin hızını değerlendirmeden önce, süreçte azımsanmayacak, tarihin kayıt düşmesi gereken şeyler yaşandığını dile getirdi. Çatışma ve barış deneyimlerinde dünyada neredeyse hiç görülmemiş bir şey olduğunu söyleyen Bakırhan, “Piramit terse çevrildi. Sürecin daha ilk evrelerinde PKK kendini feshetti. Silahlar yalnızca susturmadı; yakıldı. Bu, ‘bir gün silahlar tekrar çıkar’ kapısını kapatan bir karardı. Silahı bıraktılar, demokratik siyaseti seçtiler. ‘Dağdan ovaya gelmek istediklerini’ söylediler. Bu mesaj verildi; net, somut ve geri dönüşü olmayan bir mesaj. Meclis de bu tarihi çağrıya kayıtsız kalmadı. Türkiye tarihinde ilk kez, Kürt meselesinin çözümü ve barış için bu denli geniş bir siyasal konsensüs oluştu; bir komisyon kuruldu. Bunlar küçük gelişmeler değil. Bunlar, onlarca yılın acısını, kaybını ve yorgunluğunu aşmaya talip olan bir iradenin somut ifadeleri” dedi.

"SÜRECİN HUKUKUNUN OLUŞMAMASI EN BÜYÜK EKSİKLİK"
Yasal düzenlemelerde gecikmelerin biriktiğini savunan Bakırhan, “Tarihin hızına yetişemeyen bir hukuk zemini, bu sürecin en zayıf halkası haline geldi. Sürecin hukukunun oluşmaması en büyük eksiklik. Burada altını çizmek istediğimiz nokta şu: Silah bırakma ve yasal zemin ‘önce biri sonra diğeri’ mantığı üzerinden değil, eşgüdümle, birlikte yol alarak ilerlemeli. Şimdi bazı olumlu işaretler var. 23 Nisan’daki Meclis konuşmaları, ardından gelen resepsiyon, bizim önerdiğimiz ‘Barış İzleme ve Takip Kurulu’, Sayın Bahçeli’nin gündeme taşıdığı ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ mekanizması ve son olarak Sayın Cumhurbaşkanının ‘Bu süreçten geriye dönüş yok mesajı’ … Tüm bunların ardından ‘artık adım atılmalı’ tartışmaları hem genişledi hem derinleşti. Bunu önemli ve olumlu buluyoruz” diye konuştu.

"TÜM TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ GÜVENCE ALTINA ALACAK KALICI BİR BARIŞIN PEŞİNDEYİZ"
Komisyon raporunun, artık beklemeyi kaldırmadığını ifade eden Bakırhan, “Raporlar çekmecelerde değil, yasalarda anlam kazanır. O raporu şimdi somut bir takvime bağlamak, yasal adımları hayata geçirmek zorundayız. Biz bu sürece stratejik bakıyoruz. Günübirlik hesapların, anlık kazanım kaygılarının değil; tüm Türkiye’nin geleceğini güvence altına alacak kalıcı bir barışın peşindeyiz. Bu süreçte ciddiyet şart, suhuletle hareket etmek şart; ama en az bunlar kadar cesaret ve kararlılık da şart. Stratejik aklın bu sürece sahip çıkması için başka bir seçenek yok” dedi.

"YASAL ADIMLARIN ATILMAMASI İNSANLARI DÜŞÜNDÜRÜYOR"
Sürecin başından beri sahada olduklarını kaydeden Bakırhan, sürecin ‘anlam ve önemini’ birçok kesimle konuştuklarını belirterek, yurttaşların sürece ilişkin önerilerini dinlediklerini söyledi. Sürece eleştirilerin temel eksenini ‘somut adımlar’ başlığının oluşturduğunu ifade eden Bakırhan, “Geçen bunca zamana rağmen halen yasal bir adımın atılmaması insanları düşündürüyor. Halk barış istiyor, ama belirsizlik istemiyor. İnsanlar sürecin ilerlemesini istiyor, fakat bunun somut adımlarla güvenceye kavuşmasını bekliyor. Bu açıdan toplumun soruları, talepleri son derece rasyoneldir. Örneğin yasa dahi gerektirmeyen konularda neden hâlâ adım atılmadığını soruyorlar. Bir yandan barıştan söz edilirken, diğer yandan kayyım uygulamalarının, siyasi operasyonların, gözaltı ve tutuklamaların, cezaevlerindeki ağır koşulların neden sürdüğünü dile getiriyorlar” şeklinde konuştu.

"BARIŞ, ERTELENECEK KADAR KÜÇÜK BİR MESELE DEĞİL"
Aldıkları en yaygın önerinin, ‘sürecin selameti için çalışılması, daha fazla anlatılması ve sahiplenilmesi’ olduğunu aktaran Bakırhan, “Ama bu sorumluluk sadece DEM Parti’ye ait değildir. Barış, tek bir partinin omzuna bırakılacak kadar dar; ertelenecek kadar küçük bir mesele değildir. Bu ülkenin geleceğiyle ilgilidir. Dolayısıyla bütün siyasi partiler, demokratik kamuoyu, sivil toplum, emek örgütleri, kadınlar, gençler, aydınlar, inanç çevreleri bu sürece daha fazla katkı sunabilir. Sahadan gelen bir diğer güçlü talep de Meclis’in daha etkin rol üstlenmesidir. Yurttaşlar Meclis’in daha net, daha hızlı, daha cesur davranmasını bekliyor. Sahadan, yurttaşlardan gelen her eleştiriyi, her öneriyi, her kaygıyı sürecin güçlenmesi için bir katkı olarak görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime