

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren ve tutuklanan Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’a milyarlarca liralık para hareketleri soruldu.
ŞİRKET YÖNETİMİNE "KÜÇÜLÜN" TALİMATI VERDİĞİNİ İTİRAF ETTİ
Savcılık Turhan’a 74,2 milyar TL’lik banka hareketi, 1,82 milyar TL’lik nakit yatırma işlemi, Muhammed Yarız’la 1,9 milyar TL’ye yaklaşan para trafiği ve 6,2 milyar TL’lik kıymetli maden işlemlerini sordu.
Holdingin yatırım ve stratejilerini bizzat belirlediğini aktaran Turhan, Pusula Portföy Yönetim Şirketini (PYŞ) devrettikten sonra şirketle ilgisinin kalmadığını savundu. Şirketi devrettiğinde büyüklüğünün yaklaşık 30 milyon TL olduğunu belirten Turhan, “Bu devirden sonra PYŞ ile herhangi bir alakam kalmadı, yaptığı işlemlerle ilgili bir bilgim olmadı” dedi.
Ancak Turhan’ın PYŞ’de kendi adına PKZ fonu yatırımı bulunduğu, fonda Katılımevim hisselerinin yer aldığı ve temerrüde düşen fonlarda yaklaşık 5-6 milyar TL parasının olduğu ortaya çıktı.
Şirket yönetimiyle herhangi bir icrai bağlantısının bulunmadığını öne süren Turhan, Pusula PYŞ’nin 30 milyon TL seviyesinden yaklaşık 500 milyar TL büyüklüğe ulaşmasının piyasada konuşulduğunu ve SPK’dan uyarı gelmemesinin kendisini rahatlattığını anlattı.
Ancak Turhan, Haziran 2026’da piyasadaki algıyı beğenmeyerek yöneticilere müdahale ettiğini aktardı. Durumdan duyduğu rahatsızlığı yöneticilere ilettiğini belirten Turhan, “Bu kadar büyümenin yerine artık küçülerek yola devam edilmesi gerektiğini söyledim” diyerek yönetimin de buna göre küçülme sürecine girdiğini anlattı.
Bu ifade, Turhan’ın şirketin icrai kararlarıyla ilgisinin bulunmadığını savunurken aslında yönetim kadrosuyla doğrudan temas hâlinde olduğunu ortaya koydu.

GÜNDOĞDU ŞİRKETİNİN ALIMINDAKİ ÇELİŞKİLİ İFADELER GÖZE ÇARPTI
Savcılık, Gündoğdu şirketinin Turhan grubuna geçmeden önce yaklaşık 3,5 milyar TL değerinde olduğunu, satın alma sonrasında faaliyet bulunmamasına karşın değerinin 105 milyar TL’ye nasıl yükseldiğini sordu. Şirketin alımında bulunmadığını ve işlemi Muhammed Yarız’ın yaptığını söyleyen Turhan, aynı cevap içerisinde kurumu enerji ve veri merkezi yatırımlarıyla büyütmeyi planladıklarını aktardı.
Şirketi alma amaçlarına değinen Turhan, şirketle ilgili SPK sürecinde kurumla birçok görüşme yaptığını da ifade etti. Öte yandan savcılık, Muhammed Yarız’ın daha önce SPK’dan işlem yasağı ve idari yaptırım cezası aldığını bilip bilmediğini sordu.
Yarız’ın yaklaşık 5 yıl önce ceza aldığını bildiğini anlatan Turhan, Yarız’ın geçmişte yaptığı hatalardan pişmanlık duyduğunu düşündüğünü söyledi. Buna karşılık SPK veya BDDK’dan işlem yasağı alan bir kişinin portföy yönetim şirketi ya da tasarruf finans şirketinde hangi görevleri üstlenebileceğini bilmediğini savundu.
MİLYARLARCA LİRALIK PARA TRAFİĞİNİ "HESAPLAR ARASI DOLAŞIMLA" AÇIKLADI
Pusula PYŞ’nin para piyasası fonlarındaki paraları kullanarak Katılımevim hisseleri alıp almadığına ilişkin soruya dikkat çeken bir yanıt veren Turhan, para piyasası fonunun ne olduğunu henüz 1 hafta önce öğrendiğini savundu.
PYŞ’nin yalnızca hisse fonlarının bulunduğunu düşündüğünü belirten Turhan, şirketin nereden ve nasıl borçlandığını bilmediğini iddia ederken kredili işlemler yapıldığını bildiğini ve Pusula Holding bünyesinden zaman zaman para yatırdığını aktardı.
Savcılık, Turhan’ın 2 Ocak 2024 ile 16 Eylül 2026 tarihleri arasındaki toplam bankacılık işlem hacminin 74 milyar 204 milyon 716 bin 81 TL olduğunu belirleyerek kaynağını sordu. Görünen tutarın aynı paraların farklı şirketler ve hesaplar arasında dolaşması nedeniyle büyüdüğünü öne süren Turhan, İktisat Katılım Bankasının satın alınması sırasında yaklaşık 12,5 milyar TL’nin farklı hesaplarda 3 ayrı hareket olarak görüldüğünü ve bunun işlem hacmini artırdığını anlattı.
Savcılık, Turhan’ın toplam 49,5 milyar TL’lik giden para hareketinin 35,1 milyar TL’sinin yalnızca 2026 yılında gerçekleştiğini belirledi. Aynı dönemde Turhan’ın yüzde 100 pay sahibi olduğu Pusula Finans Holding ile 28 milyar TL, Pusula Yatırım Menkul Değerler ile ise 10,3 milyar TL tutarında karşılıklı para hareketi bulunduğu kaydedildi.
Turhan söz konusu para hareketlerini şirket alımları, kredi kullanımları ve holding bünyesinde yapılan devirlerle açıkladı.

İSVİÇRE'DEN GELEN PARAYI KREDİ TEMİNATIYLA SAVUNDU
Soruşturmanın en çarpıcı bölümlerinden biri İsviçre’deki hesaplara ilişkin oldu. Savcılık, Turhan’ın 7 Kasım 2025 ve 27 Şubat 2026 tarihlerinde İsviçre’de kendi adına açılmış hesaba toplam 10 milyon dolar gönderdiğini, 24 Ağustos 2026’da ise Edmond de Rothschild Suisse nezdindeki hesaptan kendisine 25 milyon dolar geldiğini belirterek aradaki 15 milyon doların kaynağını sordu.
Savcılığın önündeki rakamın eksik olduğunu savunan Turhan, kendisine çok daha yüksek bir tutar ulaştığını belirterek, “Bu rakamların daha fazlası hesabıma geldi. Yaklaşık 90 milyon dolar civarında idi” dedi. İsviçre’deki bankanın kendisine yüzde 0,5 faizle İsviçre frangı kredisi teklif ettiğini, bunun karşılığında BIST 30’da işlem gören kendi hisselerini teminat verdiğini anlatan Turhan; kredinin gerçekleşmemesi üzerine teminatların banka tarafından satıldığını ve yaklaşık 90 milyon doların hesabına gönderildiğini öne sürdü. Turhan, bu paranın tamamının daha sonra kriz döneminde Pusula PYŞ’ye aktarıldığını savundu.
Öte yandan savcılık Turhan’ın 2026 yılında yalnızca 3 işlemde toplam 1 milyar 820 milyon 342 bin TL nakit para yatırdığını belirleyerek paranın fiziki kaynağını sordu. İşlemleri doğrulayan Turhan, paranın şahsi birikimi olduğunu iddia ederek bu tutarların arkadaşım diye tabir edebileceği insanlarla yaptığı ticari işlemlerde daha önce verdiği paraların geri dönüşü olduğunu belirtti. Turhan bu parayı da hesabına yatırdıktan sonra kriz döneminde PYŞ’ye gönderdiğini söyledi.
AİLE ÜYELERİ VE ŞİRKET YÖNETİCİLERİYLE OLAN DEVASA PARA TRAFİĞİ DİKKAT ÇEKTİ
Savcılık tespitlerine göre Turhan ile Muhammed Yarız arasında toplam 1 milyar 928 milyon 967 bin 999 TL doğrudan para hareketi gerçekleşti. Yarız’dan Turhan’a 11 işlemde 1 milyar 215 milyon TL, Turhan’dan Yarız’a ise 20 işlemde 713 milyon 493 bin TL aktarılırken, Turhan bu hareketleri Bursa’daki arazi, araç alım-satımı ve diğer ticari işlemlerle açıkladı.
Turhan’ın ağabeyi Mehmet Salih Turhan’a da 61 ayrı işlemle 686 milyon 912 bin 755 TL gönderdiği tespit edildi. Ağabeyiyle uzun yıllara dayanan ticari ve karşılıklı borç-alacak ilişkisi olduğunu söyleyen Turhan, aynı cevapta ağabeyinin Pusula PYŞ bünyesindeki bir fonda yatırım yaptığını bilmediğini ifade etti.
Çalışkan Sarrafım Kıymetli Madenler A.Ş. ve Bilal Çalışkan ile toplam 6 milyar 207 milyon 58 bin 802 TL hacimli kıymetli maden işlemi bulunduğunu belirleyen savcılığa yanıt veren Turhan, söz konusu şirketle altın ve döviz ticareti yaptığını kabul etse de 6,2 milyar TL’lik işlem hacminin mümkün olmadığını savundu ve rakamın alım-satım işlemlerinin 2 kez sayılması nedeniyle ortaya çıkmış olabileceğini öne sürdü.
AVUKATIYLA VERDİĞİ TARİHLER BİRBİRİNİ TUTMADI
Dosyadaki bir başka ayrıntı ise Turhan’ın PYŞ yönetiminden ayrıldığı tarihe ilişkin çelişki oldu. Turhan kendi ifadesinde 2025 yılının Eylül-Ekim aylarında yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve icrai görevlerinden ayrıldığını söylerken, avukatı ise müvekkilinin tüm yetki ve unvanlarından 20 Şubat 2026 tarihinde resmî olarak ayrıldığını belirtti.
İfadesinin sonunda tüm suçlamaları reddeden Turhan, ticari işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ve manipülatif eylemde bulunmadığını savundu. Fon yatırımcılarının ödemelerinin yapılabilmesi için şahsi malvarlığıyla destek verdiğini aktaran Turhan, savcılığın talep edeceği tüm bilgi ve belgeleri sunmaya hazır olduğunu belirterek serbest bırakılmasını istedi.
Turhan'ın avukatı ise müvekkilinin dosyada fail değil mağdur olduğunu, şirket yönetimini iyi niyetle Muhammed Yarız’a bıraktığını ve daha sonraki işlemlerin Turhan'ın bilgisi dışında gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Sayfa başına git







