Özgür Özel, 'Özgür başkan' sloganları eşliğinde kürsüye çıktı.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"DOSTU DÜŞMENI AYIRMAKTA USTALAŞTIK"
"Meclis çok grup toplantıları gördü. Buradaki tablo, içeri girmek için sıra bekleyen 3 bin 200 arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Bu bir grup toplantısı değil, sahip çıkma, tarihin doğru tarafında durma ve tarih yazmadır. partinin ve ülkenin geleceğine karşı yapılanlara göğüs germe, direnmedir. Milletin görevlendirdiği olmamız gereken kürsüdeyiz. Biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık dostu düşmanı birbirinden ayırmakta.
Gezi eylemlerinin 13. yıl dönümü geçti. O dönemde hayatlarını kaybeden kardeşlerimizi rahmetle anıyorum. Tayfun Kahraman kardeşime, sayın Osman Kavala'ya, Can Atalay'a selam olsun çok yakında kavuşacağız. Tüm AİHM kararlarının uygulanması için tüm milletvekillerini namuslarına sahip çıkmaya davet ediyorum.

"DİPLOMAYI TANIMAYAN BENİM TAPUMU MU TANIYACAK?"
Hepimiz milletin seçilmiş temsilcileriyiz. Bizi buraya millet getirdi. Milletimizin ağır bir ekonomik kriz altında ezildiğini biliyoruz. 2018'den beri çok yönlü bir krizin içindeyiz. Dün mayıs ayının açlık ve yoksulluk rakamları açıklandı. Tüm emeklilerin, emekçilerin neredeyse tüm memurların yoksulluk sınırının altında olduğu bir süreçteyiz. 20 bin liralık sefalet maaşıyla 28 bin lirayla emekçiler ortamala 19 bin 700 lira geliriyle çiftçiler bunların alışveriş yaptığı esnaflar kan ağlıyor. Ülkede çiftçi yaşı 58. 3 çiftçiden 2'si asgari ücretle iş bulursan seneye ekmem diyor. İnsanca yaşamın mümkün olmadığı bir sürecin içinde Türkiye enflasyonda Avrupa'da birinci, dünyada 5. sıradayız. Dünyada 4 ülke var bu ülkeler ya savaşta ya iç savaşta. Türkiye'nin 1 aylık enflasyonu dünyadaki 100 ülkenin 1 yıllık enflasyonundan fazladır. Yani ülke kötü yönetiliyor. Liyakatlı akılcı doğru yönetim yerine liyakatsız kadrolar, siyasi operasyonlar... Devletin 30 yıl önce verdiği diplomayı tanımayan benim tapumu mu tanıyacak, banka cüzdanımı mı? Ana muhalefet partisinin tanınmadığı yerde devletin garantisi ne zamana kadar sürecek?
Oyun konsolunu 44 bin 500 almak varken 32 bin 400 lira Tayyip amcaya ve beceriksiz bakanlara ver 76.900 liraya bu ülkede bu oyun konsolunu alırsın. 1 milyon 200 bin liralık arabayı 2 milyona getirir. İşte AK Parti'nin düzeni budur.
"YAŞANANLAR CHP'YE DARBEDİR"
Kendi sözü İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazandırdı. Yıllar sonra millet İstanbul'u kimin yöneteceğine karar vermiş ve o kişi Türkiye'yi yönetmeye aday olmuştur. Şimdi yaşanan o iktidara gelecek olan partiye darbedir. 3 yıl önce bu kara düzeni değiştirmek için yola çıktık.
3 yıl önceki seçimde Erdoğan o seçimde kendisi açısından böyle bir risk görmediği için partinin başına bunlar gelmiyordu. Çok kazanmamız gereken bir seçimi bugün başka türlü yorumlayabileceğimiz seçimi kaybettik, kahrolduk. Bu salonda bir kez daha seçim kaybetmeyi hazmedebilecek kimse yok. İşte bu anlayış bir daha kaybetmemeliyiz diyen anlayış, CHP değişirse Türkiye değişir diyen anlayış bu ülkede tecrübeli, hep beraber bir değişime inandılar. CHP'lilerin boynunda yeni bir şeref madalyası vardı. Gazi'nin yanında duran ülkenin 2. cumhurbaşkanı İnönü'nün seçimleri DP'ye kaybettiğinde, "Paşa devir teslime hazırdır" diyen İsmet Paşa'nın madalyası var. O gün DP, seçimle iktidara gelen ilk parti unvanını alırken seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren madalya İsmet Paşa'nındı. İlk kez bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse o günkü genel başkan, görevini bırakabilseydi madalyası daha büyük olacaktı. İhanet yüksek sesle başkalarında değil, yalnız kaldığında hissedilen bir duygudur. O yüzden geleceğe yönelik umut sloganları atalım.
"KARŞIMIZDA MUTLAK SULTANLA MUTLAK BUTLANIN İTTİFAKI VAR"
İlk günlerde Ekrem başkanın eşine koşanlar hapiste ziyaret edenler, tutuklamaya itiraz edip cezaevi ziyaret edenler bir yandan birilerinin bizi Ekrem'i yedik bitirdik, partinin başında otur diyenlere, belki bizimle olur, eğer partiyi bize verirseniz biz bildiğiniz gibi oluruz, bir kez daha kaybeder partinin başında otururuz dediler. Karşımızda 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 mart yerel seçimi hazmedeyenlerle yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var.