Özgür Erdursun, emekli aylıklarında fazla primin karşılığının neden olmadığını sorduğu yazısında söz konusu konu ile ilgili ayrıntılı bilgiler verdi.
ÖZGÜR ERDURSUN'UN YAZISI ŞÖYLE:
Emekli aylıklarında fazla primin neden karşılığı yok?
Emeklilik sisteminin mantığı aslında çok basit olmalı.
Daha uzun süre çalışan, daha fazla prim ödeyen ve daha yüksek ücret üzerinden primi yatırılan kişi, emekli olduğunda daha yüksek aylık almalı.
Çalışan da bunu bilmeli:
“Bir yıl daha çalışırsam, emekli aylığım artacak. Ücretim SGK’ya gerçek tutarı üzerinden bildirilirse, emeklilikte bunun karşılığını alacağım.”
Sosyal sigortanın özü budur.
Ancak bugün geldiğimiz noktada, özellikle düşük ve orta ücretle çalışanlar açısından bu bağ ciddi biçimde zayıfladı.
İnsanların önünde çok basit bir soru var: Fazla çalışmanın emekli aylığına gerçekten ne kadar faydası var?
Cevap ne yazık ki çoğu çalışan için beklediğimiz kadar güçlü değil.
3.600 gün ile 9.000 gün arasında fark olmalı, Bir çalışan 3.600 gün prim ödemiş olsun, bir başkası 5.000 gün, bir diğeri 7.000 gün, bir başkası da 9.000 gün.
9.000 gün prim ödeyen kişi, 3.600 gün prim ödeyen kişiden 5.400 gün daha fazla prim ödemiş demektir.
5.400 gün yaklaşık 15 yıl eder.
Yani bir insan diğerinden yaklaşık 15 yıl daha fazla çalışmış, 15 yıl daha fazla SGK primi ödemiş.
Bunun emekli aylığında açık ve anlamlı bir karşılığı olması gerekmez mi?
Elbette gerekir.
Mevzuata ve emekli aylığı hesaplama sistemine baktığımızda prim gününün bir karşılığı var. Prime esas kazancın da karşılığı var. Aylık bağlama oranının da karşılığı var.
Kağıt üzerinde hesap yapıldığında bütün bunlar görülüyor.
Fakat vatandaş kağıt üzerindeki hesabı değil, ay sonunda banka hesabına yatırılan parayı görüyor.
Sorun da tam burada başlıyor.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ