Yaşanan sıkıntı yalnızca trafik yoğunluğunu artırmakla kalmıyor, konut tercihlerini ve emlak fiyatlarını da doğrudan etkiliyor.
İstanbul'un özellikle eski yerleşim bölgelerinde yaşayan sürücüler, iş çıkışında araçlarını park edebilmek için uzun süre sokak sokak dolaşmak zorunda kalıyor. Bahçelievler, Güngören, Zeytinburnu, Fatih, Kadıköy, Üsküdar, Şişli ve Beşiktaş gibi yoğun yapılaşmanın bulunduğu ilçelerde park yeri bulmak adeta günlük rutine dönüşmüş durumda.
Araştırmalara göre büyük şehirlerde trafikte bulunan araçların önemli bir bölümü aslında bir noktaya ulaşmaya çalışmıyor; yalnızca uygun park alanı arıyor. Bu durum hem trafik sıkışıklığını artırıyor hem de sürücülere ciddi zaman kaybı yaşatıyor.

ZAMAN VE YAKIT KAYBI BÜYÜYOR
Sürücüler birçok mahallede araçlarını park edebilmek için ortalama 7 ila 8 dakika, yoğun bölgelerde ise 15-20 dakikaya kadar zaman harcıyor. Bu süre yıl geneline yayıldığında onlarca saatlik kayıp anlamına geliyor.
Sürekli dur-kalk yaparak park yeri arayan araçların yıllık yakıt tüketimi de önemli ölçüde artıyor. Uzmanlara göre yalnızca park yeri bulma çabası nedeniyle yılda yaklaşık 35-40 litre fazladan yakıt tüketiliyor. Güncel akaryakıt fiyatları dikkate alındığında bu durum sürücülere binlerce liralık ek maliyet oluşturuyor. Yakıtın yanı sıra araçların yıpranması ve günlük stres de sorunun görünmeyen maliyetleri arasında yer alıyor.

EV ALIRKEN İLK SORU: OTOPARK VAR MI?
Otopark sıkıntısı artık gayrimenkul sektöründe de belirleyici unsurlardan biri haline geldi. Emlak danışmanları, alıcı ve kiracıların evi beğenseler bile otopark bulunmayan projelere çoğu zaman sıcak bakmadığını belirtiyor.
İnternet üzerinden yapılan konut aramalarında da otopark filtresi en çok kullanılan kriterlerden biri olurken, kapalı otoparkı bulunan daireler önemli fiyat avantajı elde ediyor. Benzer özelliklere sahip konutlarda otoparklı kiralık daireler yüzde 20 ila 30, satılık konutlar ise ortalama yüzde 10 daha yüksek fiyatlardan alıcı bulabiliyor.

İKİNCİ ARAÇ PLANLARI RAFA KALKIYOR
Otopark yetersizliği, ailelerin araç tercihlerini de değiştirmeye başladı. Eskiden ekonomik nedenlerle ertelenen ikinci otomobil planları, bugün park yeri bulunamaması nedeniyle askıya alınıyor.
Uzmanlar, birçok ailenin ikinci araç sahibi olmaktan yalnızca park sorunu nedeniyle vazgeçtiğini ifade ediyor. Hatta her gün yaşanan park çilesinden kurtulmak amacıyla farklı semtlere taşınmayı tercih edenlerin sayısında da artış yaşandığı belirtiliyor.

OTOPARKLAR AYRI BİR YATIRIM ARACINA DÖNÜŞTÜ
İstanbul'da otopark ihtiyacının artması, yeni bir ekonomik alanın oluşmasına da neden oldu. Araç sahipleri yalnızca otomobillerini güvenli şekilde park edebilmek için aylık 5 bin ile 20 bin lira arasında değişen abonelik ücretleri ödemek zorunda kalabiliyor.
Özellikle Etiler, Nişantaşı, Caddebostan ve Ataşehir gibi merkezi bölgelerde bağımsız otopark alanları adeta ayrı bir gayrimenkul olarak değerlendiriliyor. Bazı bölgelerde tapulu park alanlarının satış fiyatları, İstanbul'un dış ilçelerindeki 1+1 dairelerle yarışacak seviyelere ulaşmış durumda.

OTOPARK SORUNU ŞEHRİN EN BÜYÜK PLANLAMA MESELELERİNDEN BİRİ
Uzmanlara göre İstanbul'da araç sayısındaki artış devam ederken otopark kapasitesinin aynı hızda büyümemesi, önümüzdeki yıllarda sorunu daha da derinleştirebilir. Otopark eksikliği artık yalnızca ulaşım problemi değil; trafik, ekonomi, çevre ve konut piyasasını etkileyen çok yönlü bir şehircilik sorunu olarak öne çıkıyor.