Nevşin Mengü, "Trumpçı müdahaleciliği anlama kılavuzu" başlığıyla sunduğu yazısında, "Milyonlarca insanın mutsuzluğu ve tedirginliği üzerine saadet inşa edilemiyor" dedi.
NEVŞİN MENGÜ'NÜN YAZISI ŞÖYLE:
Trumpçı müdahaleciliği anlama kılavuzu
Dünya üzerinde demokrasi yanlıları İran’ı, ha bu sefer oldu ha bu sefer olacak diye izliyor. Rejim rızasını alamadığı, almak için de uğraşmadığı bir halkla inatlaşma halinde varlığını sürdürüyor.
İran’da sokak hareketlerini izleyenler artık şerbetli. Hangi adımın arkasından ne gelebileceğini tahmin edebiliyor. Rejim ilk bir kaç gün protesto gösterilerini izledi. Ne zaman ki, yakıp yıkma artmaya başladı - ki bu yakıp yıkmaların rejimin provokasyonu olabileceğini de hep akılda tutmak lazım- rejim ekonomik nedenlerle protesto gösterisi yapanlar “Tamam ama araya ajanlar karışıyor, bunun hesabını soracağız” dedi ve daha önceki eylemlerde olduğu gibi çok sert müdahaleye başladı. Eylemcilerin içine karışan ajanlar, “asetler” var mıdır? Muhtemelen vardır, otokratik rejimler bu tip operasyonlar karşısında aslında demokrasilerden daha kırılgan oluyor. Rejim boş yere masum insanları ajan diye asar mı? Bu sorunun da yanıtı maalesef evet.
Milyonlarca insanın mutsuzluğu ve tedirginliği üzerine saadet inşa edilemiyor.
Bu zalim rejim gitse yerine ne gelecek? Noktasındayız. Gösterilerde “Şah geri gelsin! Çok yaşa Şah!” sloganları duyuyoruz. Çoğunluğun Tahran’a gelse yolunu dahi bulamayacak Rıza Pehlevi’yi kabul etmesi şu aşamada gerçekçi değil. Yarısı fantezilerle dolu bir Pers İmparatorluğu anlatısı üzerine, kişi kültü merkezli bir siyaset kurmaya çalışan Pehlevi’nin neyi ne kadar becerebileceği de tartışmalı. Pehlevi olmazsa ne olur, senaryolarına bölge ve Amerikan istihbarat örgütleri de muhtemelen harıl harıl çalışıyor.
Venezuela müdahalesi, otoriter rejimlerde otokratı satmanın da yolunu açtı. Maduro New York’ta hakim karşısına çıkarken, aynı saatlerde ikinci adamı Delcy Rodriguez, Maduro’nun görevini devralmak için yemin törenindeydi.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ