Turktime

Mevlana Müzesi'nin koleksiyonuna 171 yeni parça eklendi

Mevlevi dervişlerinin günlük yaşamda ve sema mukabelesinde kullandıkları, aralarında yüzlerce yıllık eşyaların da bulunduğu 171 parça Mevlana Müzesi'nin derviş hücrelerinde sergilenmeye başlandı.
ABONE OL
Abone Ol
Mevlana Müzesi'nin koleksiyonuna 171 yeni parça eklendi
Haberler / Kültür
14 Ocak 2026 Çarşamba 11:37
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Mevlevi yaşamının hem manevi hem de günlük yönlerini yansıtan eserler, dergah dönemindeki işlevlerine göre derviş hücrelerine yerleştirildi.

Bugüne kadar muhafaza edilen eserler, yürütülen konservasyon ve envanter çalışmaları kapsamında sergilenebilir hale getirildi.

Koleksiyona eklenen parçalar arasında dervişlerin kullandığı sikke, hırka, şamdanlar, tespih, ney, kudüm, mutfak eşyaları ve el yazması objeler yer alıyor.

Mevlana Müzesi Müdürü Naci Bakırcı, müzede 450 kadar eser sergilendiğini, bunun dışında koleksiyondaki 171 parçayı ilk kez ziyaretçilerle buluşturduklarını söyledi.

Müzenin teşhir zenginliğini daha da artıran eserlerin bilgilendirici panolar ve açıklayıcı metinlerle tanıtıldığını belirten Bakırcı, yeni düzenlemelerin ziyaretçilerin ilgisini çektiğini dile getirdi.

Mevlevi geleneğinin maddi ve manevi mirasını gelecek kuşaklara aktarma misyonunu taşıdıklarına dikkati çeken Bakırcı, "13. yüzyıldan Selçuklu dönemi şamdanlar, Memlükler dönemi kandiller var. Hat için kullanılan kamışlar, kalemler, hokkalar, yazı takımları var. Mevlevi büyüklerinin sikkeleri var. Ankara Mevlevihanesi'nin, Konya Mevlevihanesi'nin şeyhlerinin kıyafetleri var." diye konuştu.

Tasavvuf musikisinin, sema mukabelesinin ve irfan geleneğinin ayrılmaz bir unsuru olduğunu vurgulayan Bakırcı, şöyle devam etti:

"Dergahın musiki koleksiyonu çok iyi. Mevlevi sazları çok zengindi. Bir musiki odasında tamburlar, kudümler, sine kemanlar var. Dergahın bir başka bölümünde dervişlerin kullandıkları yemek kaplarını sergiledik. Bunların içinde ince işçilikli gümüş kaplar, bakır kaplar var. Selçuklu döneminden bu yana bunların hiçbiri kaybolmamış. Biz, gelenlerin Hazreti Mevlana'yı ziyaretten sonra türbedeki bu eserleri de görmesini istiyoruz. Bu eserler, Türk kültürünün ve Mevleviliğin nadir eserlerinden."

"İhtiyacın ötesinde birer sanat eseri"
Bakırcı, Mevlevihanelerin aynı zamanda dönemin güzel sanatlar fakültesi gibi de olduğunu dile getirdi.

Eşyaların, incelendiğinde ihtiyacın ötesinde birer sanat eseri zarafetinde olduğuna işaret eden Bakırcı, şunları kaydetti:

"Çorba içtikleri kaşıklara baktığımızda nakışlı şimşir kaşıklar. Saatlere baktığımızda sadece zamanı gösteren aletler değil. Dönemin zevkini yansıtıyor. Abdest alma ibriklerinde yine dönemin motifleri, nakışları bulunuyor. Bir de entelektüel manada döneminin aydınları, zenginleri ve eşraf, Hazreti Mevlana'ya duydukları ilgiden, dönemin sanatçılarına kıymetli armağanlar yaptırıp hediye etmişler. Buradaki eserlerin her birisi kültür sanat eseri. Selçuklu'nun o dönem çok kullandığı motifler var. Her birisi saray üslubu sayılabilecek şekilde özellikli."

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime