TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti ve CHP arasında Türkiye'nin gerileyen doğum oranları üzerine sert bir tartışma yaşandı. CHP düşüşü ekonomik yıkıma bağlarken, AK Parti sorunun sosyoekonomik düzeyden bağımsız ve ideolojik alt metinlerle ilişkili olduğunu savundu.
EMİR’DEN EKONOMİK YIKIM VE GELECEK KAYGISI ELEŞTİRİSİ
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye'de doğum hızının %1,48'lere kadar gerilemesini iktidarın politikalarına bağlayarak meclis kürsüsünden sert eleştirilerde bulundu. Emir, bu düşüşün temelinde halkın yoksullaşmasının yattığını belirterek, "Türkiye'de doğum hızının %1,48'lere kadar düşmüş olmasının en temel sebebi; sizin ülkedeki ekonomiyi perişan etmeniz, Türkiye'nin adım adım çürümesi, halkın yoksullaşması ve umutsuzlaşması ile gençlerin geleceğe güvensiz bakmasıdır" ifadelerini kullandı. İktidarın gerçek sorunlar yerine bir beyaz eşya firmasının reklamı üzerinden polemik yarattığını savunan Emir, "Bunları çözmek yerine ucuz polemiklerle kendinize göre bir anne tartışması başlatıp oradan üste çıkmaya çalışıyorsunuz. Sizin aileden anladığınız yolsuzluklara bulaşmış eşinizi korumak mıdır yoksa gerçekten yoksullukla pençeleşen, çocuklarına olması gerektiği gibi yemek yapamayan annelerin derdine derman olmak mıdır; bu soruyu gündeminize getiririz" diyerek tepkisini dile getirdi.
USTA’DAN AİLE VİZYONU VE REKLAM FİLMİNE TEPKİ
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, eleştirilere 2026-2035 dönemini kapsayan "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonuyla yanıt vererek, tartışma konusu olan reklam filminin aile kavramının içini boşalttığını savundu. Usta, Türkiye'nin gelecek yol haritasını belirlediklerini ifade ederek, "2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus On Yılı' olarak belirlemiştik. Ne tesadüftür ki tam da bu vizyon belgesinin açıklandığı güne denk gelen bir zamanlamayla Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın da ifade ettiği gibi çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış iflas ettiği yerden tekrar başını çıkarttı ve bir reklam üzerinden tam bir anne hikayesi diye aile ve çocuk kavramının içini boşaltma alt metnini servis ettiler. Açıkça ifade etmek isterim ki annelik gibi derin ve kutsal bir değeri, çocuk gibi ailenin temel bir direği olan kavramı müflis ideolojilerine alet eden anlayışı kınıyorum" dedi.
DOĞUM ORANLARINA ÇOK YÖNLÜ BAKIŞ VE SIĞLIK TARTIŞMASI
Doğum hızındaki düşüşün sadece ekonomik gerekçelere indirgenemeyeceğini savunan Usta, konunun multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı. Usta, gelişmiş ailelerdeki çocuk sayısının azlığına dikkat çekerek, "Doğum hızını yalnızca ekonomiye bağlamak sığ bir bakış açısı. Eğer böyle olsaydı sosyoekonomik düzeyi gelişmiş ailelerdeki çocuk sayısının neden düştüğünü nasıl açıklayabilirsiniz? Sosyoekonomik düzey geliştikçe çocuk sayısının 1 veya 2'de kaldığını hepimiz biliyoruz. Doğum hızının artmasıyla ilgili çok yönlü ve multidisipliner bir yaklaşımla, işte bu vizyon belgeleriyle doğum hızını arttırmaya yönelik çalışmalarımızı devam ettiriyoruz" açıklamasında bulundu.
EMİR’DEN YOKSULLUK VE NÜFUS TEZİNE YANIT
Usta'nın sosyoekonomik düzeye ilişkin tezine tekrar söz alarak yanıt veren Murat Emir, iktidarın yaklaşımını ironik bir dille eleştirdi. Emir, ekonomik krizin nüfus sorununu çözmeyeceği uyarısında bulunarak, "Eğer sizin teziniz doğru ise, bir an için doğruluğunu düşünelim, zaten milleti gerçekten açlığa mahkum ettiniz, millet perişan. Eğer bu ekonomik kriz böyle devam ederse, demek ki sizin aklınıza inanırsak Türkiye'nin nüfus sorunu çözülecek. Gittikçe yoksullaşacaklar, yoksullaştıkça çocuk yapacaklar ve sizin bu derdiniz bitecek, böylesine sığ düşünmeyin" sözleriyle tartışmayı sonlandırdı.