Turktime

Mahfi Eğilmez yazdı: Küresel ekonomik güç döngüsü

İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, 1980'li yıllardan bu yana küresel ekonomik düzenle ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
ABONE OL
Abone Ol
Mahfi Eğilmez yazdı: Küresel ekonomik güç döngüsü
Haberler / Ekonomi
18 Nisan 2026 Cumartesi 10:21
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Mahfi Eğilmez, Japonya ve Çin'in bu süreç boyunca nasıl birer küresel ekonomik güç olduklarını değerlendirdi.

MAHFİ EĞİLMEZ'İN YAZISI ŞÖYLE:

Japonya 1980’ler, Çin 2000’ler: Küresel Ekonomik Güç Döngüsü

1980’lerden bu yana küreselleşme çerçevesindeki yeni ekonomik düzen, üç büyük güç çevresinde şekillendi: ABD, Japonya ve Çin. Bu üç ülkenin ekonomik öyküsü, aslında küresel kapitalizmin nasıl evrildiğini de gösterir. 1970 yılında dünya ekonomisi yaklaşık 3,5 trilyon dolar büyüklüğündeydi. Bu dönemde ABD’nin payı yüzde 35–40 düzeyindeyken, Japonya yüzde 5–7, Çin ise yüzde 1–2 civarındaydı. 1990’a gelindiğinde dünya ekonomisi 22 trilyon dolara ulaşmıştı. ABD’nin payı yüzde 25–26’ya gerilerken Japonya yüzde 14–15’e yükselmiş, Çin ise yüzde 2 civarında kalmıştı. Bu tablo Japonya’nın hızlı yükselişini ve Çin’in henüz küresel ekonomide tam anlamıyla bir aktör olamadığını gösteriyordu.

1980’lerin sonunda Japonya, ABD’nin en güçlü ekonomik rakibi haline gelmişti. Elektronik ve otomotiv sektörlerinde küresel liderliğe çıkarken Tokyo’da gayrimenkul fiyatları aşırı şişmişti. Hatta Tokyo’daki küçük dairelerin dünyanın en pahalı mülkleri haline geldiği bir dönem yaşandı. Ancak bu hızlı yükselişin arkasında kırılgan bir yapı vardı: düşük faizler, kolay kredi ve varlık fiyatlarındaki aşırı artış.

Bu sürecin kırılma noktası 1985 yılında imzalanan Plaza Accord oldu. ABD, artan ticaret açığını azaltmak amacıyla doların değerini düşürmek için büyük ekonomilerle iş birliği yaparak bir anlaşmaya vardı. Bunun sonucunda Japon Yeni hızla değer kazandı ve yen/dolar kuru kısa sürede neredeyse iki katına çıktı. Bu gelişme Japonya’nın ihracat rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattı. Japonya Merkez Bankası ekonomiyi desteklemek için faizleri düşürdü ve kredi genişlemesine gitti, ancak bu politika zamanla büyük bir finansal şişkinlik yarattı.

1980’lerin sonunda borsa ve gayrimenkul fiyatları gerçek değerlerinin çok üzerine çıktı, bankalar aşırı riskli krediler vermeye başladı ve finansal sistem yüksek kaldıraçlı hale geldi. 1990’dan sonra balon patladı. Nikkei endeksi birkaç yıl içinde yüzde 50’den fazla düşerken, gayrimenkul fiyatları bazı bölgelerde yüzde 70’e kadar geriledi. Bankacılık sistemi trilyonlarca yen batık krediyle karşı karşıya kaldı. Bu süreçte Yamaichi Securities iflas etti, Long-Term Credit Bank of Japan devletleştirildi, Nippon Credit Bank ise kurtarıldı.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime