İktisatçı Mahfi Eğilmez, Körfez ülkeleriyle ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Bölgedeki ülkelerin ekonomik durumlarını inceleyen Eğilmez, enerji krizinin Körfez'i daha da karmaşık hale getireceğini dile getirdi.
MAHFİ EĞİLMEZ'İN YAZISI ŞÖYLE:
Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn) enerji gelirleri sayesinde küresel ekonomide önemli bir konum elde etti. Ancak dışarıdan benzer görünen bu ülkeler, aslında ekonomik yapı, toplumsal dönüşüm ve yaşam standartları açısından ciddi farklılıklar barındırıyor. Bugün Körfez’e yakından bakıldığında tek tip bir petrol zenginliği hikâyesinden çok daha karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor.
Aşağıdaki temel göstergeler, bu farklılaşmayı daha somut biçimde ortaya koyuyor:

Tablo, özellikle gelir düzeyi ve petrol ve doğalgaz gelirine bağımlılık açısından bazı farklılıklar olduğunu gösteriyor. Katar kişi başına gelirde öne çıkarken aynı zamanda ekonomisinin büyük kısmını doğalgaz ihracatına dayandırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri daha düşük enerji geliri bağımlılığıyla turizm, finans ve lojistik gibi alanlarda çeşitlenmiş bir yapı sergiliyor ve böylece uzun dönemli ekonomik dayanıklılık açısından daha az riskli bir durumda görünüyor. Kuveyt GSYH’sinin yarısını enerji gelirlerinden sağlarken, Umman ve Bahreyn daha sınırlı enerji gelirleriyle daha kırılgan bir denge kurmaya çalışıyor.
Makroekonomik göstergeler körfez ülkeleri arasındaki farkları daha net biçimde ortaya koyuyor:

GSYH’sinin yarısını enerjiden sağlayan Suudi Arabistan son yıllarda özellikle savunma harcamalarının da artmasıyla hem bütçe açığı hem de cari açık vermeye başlamış durumda. Katar ve Kuveyt gibi ülkeler yüksek cari fazla ve bütçe fazlası sayesinde güçlü bir mali yapıya sahipken, Bahreyn bütçe açıkları ve çok yüksek kamu borçları nedeniyle oldukça kırılgan bir makro yapı sergiliyor. Kuveyt’in neredeyse hiç kamu kesimi borcu olmaması ekonomisinin güçlü bir mali temele oturmuş olduğunu gösteriyor. Birleşik Arap Emirlikleri yüksek büyüme, düşük işsizlik, düşük enflasyon ve yüksek bütçe fazlası ile en istikrarlı ekonomi olarak öne çıkıyor. Ekonomik büyüme genel olarak petrol ve doğalgaz fiyatlarına duyarlı bir yapı gösterirken, çeşitlenmiş ekonomiler bu dalgalanmalara karşı daha dirençli kalabiliyor.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ