Solena Grup Kurucusu Ela Aydoğan Keskineğe, Turktime'a yaptığı özel açıklamada 4 Martta Avrupa Parlementosu'nda gündeme gelecek Made in Europa uygulamasında Türkiye’nin mutlaka olması gerektiğini belirtti.
Ela Aydoğan Keskineğe yaptığı açıklamada;
“Avrupa Birliği, yerli üretimi canlandırmayı ve küresel tedarik zincirlerine bağımlılığı azaltmayı hedefleyen "Made in Europe" (Avrupa’da Üretildi) planını 4 Martta yürürlüğe sokmayı hedefliyor.Made in Europe içerisinde Türkiye mutlaka bulunması gerekiyor. Türkiye’nin içerisinde bulunmaması halinde ithalat ihracat oranlarında ciddi bir değişiklik olacağı, Avrupa ülkelerinde ciddi vize problemleri yaşanacağı, Avrupa ülkelerine yatırım yapan sayısının bu nedenden dolayı arttacağını gözlemliyoruz. Türkiye’nin; Yunanistan’la ilişkiler ve ticareti anlamında Made in Europa dışı bırakılması ciddi negatif etkileyecektir.

Resmî verilere göre 2025 yılında Yunanistan’da 41.743 gayrimenkul satışı gerçekleşti ve toplam işlem hacmi 4,2 milyar €’yu aştı. Bu rakamlar, konut ve ticari gayrimenkulün hâlâ ülke ekonomisinin en güçlü lokomotiflerinden biri olduğunu gösteriyor.” dedi.
Solena Grup Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ela Aydoğan Keskineğe son dönemde yapılan yatırımlar konusunda ise; “Özellikle Atina’nın güney bölgeleri ve popüler turistik lokasyonlar (Glyfada, Vouliagmeni, Elliniko, Kolonaki Merkez ve Kiklad Adaları) yüksek değerli işlemlerle öne çıktı. Türkiye’den yatırımcı olarak Golden vizeye başvuran sayısı her geçen gün artmaktadır. Bunun en büyük nedeni 250.000 Euro’ya yatırım yapan yatırımcının bir çok ülkeden daha fazla avantaj elde etmesidir. Avrupa’da Golden vize- serbest dolaşım ve oturma izni” uygulamasının en hızlı, en uygun, Avrupa birliğine entegrasyon da en kolay olan yatırım programı Yunanistan’dadır.” açıklamasında bulundu.
Yunanistan hükümeti Golden vize uygulamalarını geçmiş yıllara çok daha sıkı ve titiz bir şekilde denetlemektedir.

Keskineğe yatırımcıları uyararak süreçler hakında bilgi verdi;
Son dönemde maalesef Golden Visa konusunda çok fazla yanlış, eksik ve yanıltıcı bilgi dolaşıyor. Bu alanda 13 yıldır çalışan biri olarak en net söylediğim şey şu:
Size danışmanlık yapan ve inşaatı yapan kişi ve şirketlerden emin olmadan, teyit etmeden asla adım atmayın. Çünkü Golden Visa süreci “sonradan düzeltirim” denebilecek bir süreç değil; yanlış bilgi, hem zaman hem maliyet kaybı hem de yasal riske dönüşebiliyor.
En sık karşılaştığım yanlışlardan bazılarını burada tekrar hatırlatmak fayda görüyorum.
· Golden Visa için en düşük yatırım eşiği 250.000 €’dur. Bunun altında bir yatırım ile Golden Visa Kartı-Oturma izni alınamaz.
DÖNÜŞÜM İZNİNİN ALINMIŞ OLMASI ŞARTI
· Ticari kullanım ruhsatında konuta dönüşen gayrimenkul projeleriyle, Golden Visa başvurusu yapabilmek için dönüşüm izninin alınmış olması şarttır.
· Yeni değişen kanun çerçevesinde Golden Visa ile alınan bir mülkü, Airbnb olarak kısa dönemli kiralama için kullanamazsınız.
Bu nedenle yatırım kararını “duyduğuma göre” ile değil, belgeyle, resmi mevzuatla ve uzman kontrolüyle almak gerekiyor.Doğru bilgi, bu yolculuğun en sağlam başlangıcı oluyor. Son dönemde Türkiye’de bu uyarıların dışında yatırımcıların mağdur olmasından kaynaklı, Yunanistan hükümeti Golden vize için alınan gayrimenkulleri ve başvuru evraklarini ciddi şekilde incelemeye almıştır.
Yatırım yapanların mağdur olmaması için hükumetin bu sıkı denetimden başarıyla geçmesi amacıyla süreci doğru yönetebilecekleri, yerinde görecekleri, evrakları eksiksiz yürüten firmalarla çalışmalarını tavsiye ederim.” dedi.
"GOLDEN VİZE İÇİN BAŞVURULARIN ARTACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"
Solene Kurucusu Ela Aydoğan Keskineğe son gündeme dair ise uyarılarda bulundu.Yaptığı açıklamada;
“4 Mart’ta Avrupa birliği ülkelerini alacağı bu karar Türkiye’de bir çok ticaretle uğraşan kişiyi Golden vize alma kararına yöneltecektir . Golden vize için başvuru sayılarının 2026 yılında daha fazla olacağını düşünüyorum.
ABD ve İsrail saldırıları İran’a ve Ortadoğu’ya yapılan müdahale Avrupa Birliğini ve Yunanistanı endişelendirmektedir.Bu süreçler yatırımcıyı,ekonomik güveni,sosyal hayatı olumsuz etkilemektedir. Türkiye ise bu ortamda jeopolitik noktadadır ve süreçte siyasi ve diplomasi olarak kilit noktadadır.” belirtti.