Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Akyüz, Armağan Çağlayan’ın YouTube programında kalp-damar sağlığından obeziteye, Covid’in kalp üzerindeki etkilerinden kan sulandırıcı kullanımına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Programda en dikkat çekici başlıklardan biri ise son yıllarda obezite tedavisinde yaygınlaşan ve kamuoyunda “zayıflama iğneleri” olarak bilinen ilaçlar oldu.
Akyüz, bu ilaçların yalnızca kilo kaybı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak kalp-damar sistemi üzerindeki etkilerini “devrim” olarak nitelendirdi.
“KALP İÇİN İNANILMAZ BİR DEVRİM VE MUCİZE”
Akyüz, söz konusu ilaçların hastaları üzerindeki etkilerini artık doğrudan gözlemlediklerini belirterek, “Bu zayıflama iğneleri bile kalp için bir devrim. İnanılmaz devrim ve mucize. Bunu bizzat hastalarımızda görüyoruz” dedi.
Akyüz, etkileri sıralarken “Tansiyonu düşürüyor, şekeri düşürüyor, böbrekleri düzeltiyor” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirmelerin belirli GLP-1 grubu ilaçlara ilişkin klinik araştırmalarla da bazı yönlerden desteklendiği görülüyor. Semaglutidle yapılan büyük SELECT çalışmasında, fazla kilolu veya obez ve daha önceden kalp-damar hastalığı bulunan ancak diyabeti olmayan hastalarda kalp-damar kaynaklı ölüm, kalp krizi veya inmeden oluşan birleşik risk plaseboya göre daha düşük bulundu.
Tip 2 diyabet ve kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerde yapılan FLOW araştırmasında da semaglutid kullanan grupta önemli böbrek sonuçlarının ortaya çıkma riski plaseboya göre yüzde 24 daha düşük bulundu. Bununla birlikte bu sonuçlar belirli hasta grupları ve belirli ilaçlar için geçerli; bütün “zayıflama iğneleri” için aynı etkinin bulunduğu anlamına gelmiyor.
“ŞEKER İLACI DİYE ÇIKTI, KİLO VERDİRDİĞİ GÖRÜLDÜ”
Akyüz, bu ilaçların gelişim sürecini anlatırken başlangıçta diyabet tedavisi amacıyla kullanıldıklarını hatırlattı.
Akyüz, “Hepsi şeker ilacı diye çıktı ama sonradan tesadüfen kilo verdirdiği de gözlendi. Sonra şeker hastalığı olmamasına rağmen kilolu olan insanları da zayıflatır mıyız diye düşündüler” ifadelerini kullandı.
Ardından araştırmaların şimdi farklı bir alana doğru ilerlediğini söyledi.
ALKOL BAĞIMLILIĞINDA YENİ ARAŞTIRMA: “FAYDALI OLDUĞU GÖRÜLDÜ”
Akyüz’ün programdaki en dikkat çekici açıklamalarından biri, ilaçların alkol kullanma isteğini azaltabileceğine yönelik gözlemler oldu.
Akyüz, “Bakın yeni bir çalışma daha başladı. Şeker hastalığı da yok, kilosu da yok. Bir gruba daha bu ilaç başlandı. Onlarda faydalı olduğu görüldü. Bağımlılar... Alkol bağımlıları” dedi.
Akyüz, kendi klinik gözlemlerinde de benzer durumlarla karşılaştığını belirterek, “İlginç bir şekilde benim hastalarımdan da görüyorum. Alkole bile isteği kalmıyor insanların” ifadelerini kullandı.
Bu alandaki bilimsel veriler henüz başlangıç aşamasında olsa da Akyüz’ün sözünü ettiği etkinin araştırmalarda karşılığı bulunuyor. 2025 yılında JAMA Psychiatry’de yayımlanan 48 kişinin katıldığı randomize kontrollü bir çalışmada düşük doz semaglutid, plaseboya kıyasla alkol isteğini ve bazı alkol tüketimi ölçütlerini azalttı. Araştırmacılar ise sonuçların klinik uygulamaya geçmeden önce daha büyük çalışmalarla doğrulanması gerektiğini özellikle vurguladı.