

İstanbul Maltepe'de dört gün önce saat 21.30 sıralarında kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın alıkonulması olayına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ikisi kadın on iki şüphelinin Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler çevik kuvvet ekiplerinin eşliğinde iki ayrı araca bindirilerek Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık, şüphelilerin altısı için tutuklama, diğer altısı için ise adli kontrol talebinde bulundu.
SAHİLE GİDERKEN ZORLA ARACA BİNDİRİLDİ
Tedavisi süren Karaal'ın ifadesi Gasp Büro Amirliği ekiplerince hastanede alındı. Karaal, sahile inmek üzere beklerken tanımadığı kişilerce zorla bir araca bindirildiğini, başının öne eğilerek çevreyi görmesinin engellendiğini ve alıkonulduğu süre zarfında birden fazla araç değiştirildiğini belirterek, "Sahile gidecektik. Bu nedenle aşağı indim. Onu beklerken, yanıma yaklaşan kişiler beni zorla bir otomobile bindirdiler. Bu kişileri daha önceden tanımıyorum. Beni otomobile bindirdikten sonra başımı yere eğerek etrafı ve araçta bulunan kişileri görmemi engellediler. Birkaç otomobil değiştirdik. Tam olarak sayısını hatırlamıyorum" dedi.
SİLAHLI ŞÜPHELİDEN TALİMAT İTİRAFI
Karaal'ın alıkonulduğu yerde tabancayla nöbet tutarken yakalanan şüpheli İ.A., Asayiş Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifadede olayın detaylarını bilmediğini, Balıkesir'den çağrıldığını ve aldığı talimatla mağdurun tutulduğu adrese gittiğini itiraf ederek, "Beni Balıkesir'den çağırdılar. Gelince önce bir bungalov evde ardından başka bir evde kaldım. Daha sonra gelen talimat üzerine yanıma yemek ve su alarak mağdurun tutulduğu yere gittim. Orada beklerken polisler gelip beni yakaladı" şeklinde konuştu.
"SENDE ÇOK PARA VARDIR"
Şüphelilerin kaçırılma süresince kendisine fiziksel müdahalede bulunduğunu ifade eden Karaal, İBB Kültür A.Ş.'deki konumu gerekçe gösterilerek kendisinden önce üç yüz, ardından beş yüz kilogram altın talep edildiğini, bu miktarda altını olmadığını söylediğinde ise darbedildiğini ve şüphelilerin kendi aralarındaki konuşmalarından öldürüleceğini düşündüğünü aktararak yaşananları, "Bana 'Sen Kültür A.Ş.'nin başındaki kişisin, sende çok para vardır' diyerek önce 300 kilo daha sonra 500 kilo altın istediler. Bana bu altınların yerini sordular. Onlara böyle bir miktarda altının bende olmadığını söylediğimde inanmayarak beni sürekli dövdüler. Beni öldürecekler diye çok korktum" sözleriyle anlattı.
Erhan Karaal polise verdiği ifadesinde, "Kayınvalidemin evine gittim bu süre zarfında hiç takip edildiğimi hissetmedim ve evime geri döndüğümde ikametimin önünde bir şahıs önümü kesti ve arkamdan da birkaç kişi geldi. Bu kişiler bana polis olduklarını ve beni Vatan emniyete götüreceklerini söyleyerek zorla araç içerisine soktular. Ben o an hangi araca bindiğimi göremedim. Araç içerisinde kafamı bacaklarımın arasına kadar bastırdılar. Beni bir süre götürdükten sonra aracın yanına sıfıra sıfır bir araç yanaştırıp beni o araca taşıdılar. Beni bir süre gezdirdikten sonra yine bir aracı sıfıra sıfır yanaştırarak beni o araca taşıdılar. Ben bütün araçlarda kafam bacaklarımın arasında olduğu için yüzlerini göremedim ve beni hiç konuşturmuyorlardı. Aynı zamanda kafam sürekli bacaklarımın arasına bastırdıkları için yolları göremiyordum ancak iki kez Avrasya tünelinden geçtik. Ben geçtiğimizi teypten gelen sesli anons sayesinde öğrendim. İlk Avrupa Yakası'na geçtiğimizde aracı Iraklı şoför kullanıyordu. Orada beni sarnıç gibi bir yere götürdüler. Buraya girdiğimde benim üzerimden gözlüğümü, cüzdanımı ve telefonumu aldılar. Burada 7-8 kişi vardı. İçeride beni sopalarla döverek, Serdal Taşkın isimli eski İBB müdürünün ve Ekrem İmamoğlu‘nun kasası olduğumu söyleyerek benden 300 kilo altın talep ettiler" dedi.
"TIRNAKLARIMI ÇEKTİLER, SOPA VE DEMİRLERLE DÖVDÜLER"
Karaal, "Ben Serdal Taşkın‘ı İBB‘de çalışmaya başlayınca tanıdım ve kendisiyle iş dışında herhangi bir bağım bulunmamaktadır. Bu durum ben öyle bir paranın bende olmadığını söylediğimde bana işkence ederek o parayı vereceksin dediler ve sonradan Serdal Taşkın‘ın Erzincan ‘da sakladığı 500 kilo altını vereceksin diyerek dövmeye devam ettiler. Ben bu sırada benim çocuklarım için biriktirdiğim 2-3 milyon param var onu size vereyim deyince o paramı biz sana 2 milyon verelim diyerek dövmeye devam ettiler. Orada kendi aralarında Bilgisayar getirtelim ve parayı hesabımıza atsın dediler ancak sonradan bilgisayar getirmediler. Daha sonra oradan beni bir araca bindirerek Avrasya tünelinden geçirdiler. Beni lağım gibi bir yere götürdüler ve dövmeye devam ettiler. Orada gözlerimi ve ellerimi bağlayarak bir aracın bagajına koydular ve beni polislerin bulduğu yere götürdüler. Orada 3-4 kişi vardı. Sürekli başımda 2 kişi bekliyordu. Benim tırnaklarımı çekip sopa ve demirlerle beni dövmeye devam ettiler" dedi. (DHA)
Sayfa başına git







