İstanbul İş İnsanları Derneği ve Türkiye Lider Kadınlar Platformu tarafından düzenlenen "Türkiye Kadın Zirvesi", iş dünyasının ve medyanın önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Tören öncesi düzenlenen panelde söz alan İş insanı Emel Uslu Atik, konuşmasında dikkat çeken mesajlar verdi.
Ödül töreni öncesinde gerçekleştirilen panelde, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Opet Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurten Öztürk, BigChefs Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli ve Emel Uslu Atik Vakfı Başkanı iş insanı Emel Uslu Atik konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde kadın liderliğinin toplumsal kalkınmadaki rolü ve başarının insani boyutu derinlemesine ele alındı.

GERÇEK BAŞARI: KAZANMAK DEĞİL İZ BIRAKMAK
Panelde söz alan iş insanı Emel Uslu Atik, başarının yalnızca bireysel bir kazanç değil, toplumsal bir dönüşüm etkisi yaratması gerektiğini vurguladı. Mesleki kariyeri boyunca binalar inşa ettiğini ve şehirlerin siluetine katkı sunduğunu belirten Atik, en zor inşa edilen şeyin beton değil, insan gönlü kazanmak olduğunu ifade etti. Emel Uslu Atik Vakfı'nın faaliyetlerine değinen Atik, bir kadının yeniden ayağa kalkmasına veya bir gencin umut bulmasına vesile olmanın, hiçbir maddi başarının veremeyeceği bir manevi tatmin olduğunu dile getirdi. Gerçek başarının "kazanmak değil, iz bırakmak" ve faydalı olmak olduğunu belirterek konuşmasını sürdürdü.
GÜÇLÜ KADININ SORUMLULUĞU VE VAZGEÇMEME İRADESİ
Konuşmasının ikinci bölümünde güçlü kadın olmanın perde arkasındaki yalnızlığa ve ödenen bedellere dikkat çeken Atik, gücün temelinde "vazgeçmemek" yattığını söyledi. Bir kadının vazgeçmesinin sadece kendisinden değil, onu izleyen diğer tüm kadınların ihtimallerinden vazgeçmesi anlamına geldiğini savundu. Günümüz Türkiye'sinde kadın liderliğinin artık sadece başarı hikayesi yazmakla sınırlı kalmaması gerektiğini, kadınların ülkenin yönünü belirleyen temel "akıl" olması gerektiğini vurguladı.

EMEL USLU ATİK'İN KONUŞMASI
Emel Uslu Atik'in konuşması şu şekilde:
"Bireyselde başarı hiçbir zaman sadece kazanmak olmadı. Çünkü kazanmak, kişisel bir sonuçtur ama dönüştürmek toplumsal bir etkidir. Eğer bir başarı sadece sizin hayatınızı değiştiriyorsa, o başarı eksiktir. Ama bir başarı, başka hayatlara dokunuyorsa işte o zaman anlam kazanır. Mesleki olarak binalar inşa ettim, şehirlerin siluetine katkı sundum. Ama yıllar içinde şunu çok net gördüm: En zor inşa edilen şey beton değil, insanın gönlünü kazanmak olduğunu anladık."
"Bugün dönüp baktığımda arkamda projeler, yatırımlar, unvanlar olabilir… Ama eğer benimle yolu kesişmiş kadınlar kendi ayakları üzerinde durabiliyorsa, gençler cesaret bulup kendi yolunu çizebiliyorsa işte o zaman ben sadece başarılı değil, faydalı olmuşum demektir. Benim için gerçek başarı; kazanmak değil, iz bırakmaktır."

"Güçlü kadın olmak dışarıdan alkış gibi görünür ama gerçekte, o alkıştan önce uzun bir yalnızlık vardır. Güçlü kadın, karar verirken çoğu zaman kimseye yaslanamaz. Çünkü herkes sonucu görmek ister ama yükü taşımak istemez. Bu süreçte bedeller öder hem de fazlasıyla ama bu daha da fazla sorumlulukları beraberinde getirdi. Ama her bedel bana şunu öğretti: Güç, vazgeçmemektir. Çünkü bir kadın vazgeçtiği an, sadece kendinden vazgeçmez; onu izleyen tüm kadınlardan ve geleceğin ihtimalinden vazgeçmiş olur. Vazgeçmediğim için buradayım."
"Yön veren kadınlara ihtiyacımız var"
"Bugünün Türkiye’sinde kadın liderliğinin en büyük sorumluluğu, sadece başarı hikâyeleri yazmak değildir. Artık kadınlar, bu ülkenin yönünü belirleyen akıl olmak zorundadır. Çünkü biz uzun yıllar ‘başaran kadın’ hikâyeleri dinledik ama artık ‘yön veren kadınlara’ ihtiyacımız var. Kadın; sadece üretmez; kadın aynı zamanda dengeler, birleştirir ve dönüştürür. Bir toplumun kalkınması sadece ekonomiyle değil, kadının hayattaki yeriyle ölçülür. Eğer kadın güçlü ise toplum güçlüdür. Eğer kadın özgür ise toplum ilerler. Biz artık sadece iş kuran, başarı elde eden kadınlar değiliz; biz gelecek kuran, sistem kuran ve yön veren kadınlarız. Ve şuna yürekten inanıyorum: Bir toplumun kaderi kadının cesareti kadar büyür. Kadın ayağa kalkarsa, toplum ayağa kalkar. Genç yürürse, Türkiye koşar inancımı her zaman büyüttüm. Benim hikâyem bir başarı hikâyesi değil, bir sorumluluk hikâyesidir."
