Turktime

Hakan Fidan'dan İran savaşı mesajları: Bölge ülkelerine kritik uyarı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı canlı yayında ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın küresel ve bölgesel etkilerini değerlendirdi.
ABONE OL
Abone Ol
Hakan Fidan'dan İran savaşı mesajları: Bölge ülkelerine kritik uyarı
Haberler / Siyaset
28 Mart 2026 Cumartesi 00:19
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı canlı yayında ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın küresel ve bölgesel etkilerini değerlendirdi.

Hakan Fidan, A Haber'de Haktan Uysal ve Banu El'in sorularını yanıtladı.Türkiye’nin stratejisinin savaşı durdurmak, yayılmasını engellemek ve Türkiye'yi bu ateş çemberinin dışında tutmak üzerine kurulu olduğunu belirten Fidan, Hürmüz Boğazı ve enerji güvenliği konusunda yürütülen gizli diplomasiye dair kritik mesajlar verdi.

BÖLGESEL FİTNE VE İSRAİL’İN SENARYOSU

Bakan Fidan, bölgenin adım adım İsrail tarafından yazılan bir oyunun içine çekildiğini vurgulayarak, "Bu tam İsrail'in istediği bir senaryo; bölgedeki Müslüman ülkelerin birbiriyle kavgaya girmesi" dedi. Körfez ülkelerine yönelik 8 binden fazla SİHA ve füze saldırısının gerçekleştiği bir ortamda fitne tohumlarının atılmaya çalışıldığını belirten Fidan, Türkiye’nin bu oyunu bozmaya çalıştığı için hedef alındığını ifade etti. Bakan, Müslüman ülkelerin bir araya gelmesini zorlaştıracak bu kutuplaşmaya karşı Ankara’nın birleştirici bir rol üstlendiğini kaydetti.

MÜZAKERELERDE "YENİ BİR AŞAMA" VE PAKİSTAN HATTI

Devam eden barış görüşmelerine dair umut verici bilgiler paylaşan Fidan, "Müzakerelerde bir aşamaya gelindi gibi" diyerek, Pakistan üzerinden yoğun bir mesaj trafiği yaşandığını teyit etti. Bugün hem İran hem de diğer tarafla (ABD/İsrail) temas kurduklarını açıklayan Fidan, tarafların açılış pozisyonlarının savaş öncesine göre farklı olduğunu ancak bir niyet varsa ortak noktada buluşulabileceğini söyledi. İran’ın ABD’ye karşı derin bir güven kaybı yaşadığını hatırlatan Fidan, Türkiye'nin Mısır ve Pakistan ile birlikte ateşkes için "canla başla" çalıştığını belirtti.

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN "ÖZEL PAKET" VE ENERJİ KORİDORLARI

Dünya ticaretinin ve enerji piyasalarının kilit noktası olan Hürmüz Boğazı konusuna geniş yer ayıran Fidan, boğazdaki geçişlerin engelsiz sağlanması için taraflarla özel bir paket üzerinde çalıştıklarını duyurdu. "Detay vermek istemiyorum ancak durum böyle devam ederse konu İran’a karşı farklı yönlere gidecek bir koalisyona doğru evrilebilir" uyarısında bulundu. Deniz yollarının tıkanmasının Türkiye’nin jeopolitik önemini artırdığını belirten Fidan, savaştan sonra Türkiye üzerinden en az üç yeni boru hattının uluslararası arenaya enerji taşıyacağı müjdesini verdi.

Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"ABD-İsrail savaşı hukuka aykırı bir şekilde başlattı. Bir numaralı hedefimiz savaşın durması. Müzakerelerde bir aşamaya gelindi. En azından müzakereler başladı. Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var. Amerikalılarla bu konuda görüşüyoruz. Tarafların hangi türden beklentiler içerisinde olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Savaş öncesi olan süreçle günümüzdeki süreç tabii ki çok farklı. Ümidimizi kaybetmeden çalışmaya devam ediyoruz."

"Bazı taleplerin yukarıdan tutulması alışılmadık bir durum değil. Gerçekten iki tarafta da bir niyet varsa bunlar orta noktada buluşturulabilir. Burada müzakerelerin sürmesi gerekiyor. Burada bizim taraflarla yoğum temasımız var. Bir noktaya gelmesi için canla başla çalışıyoruz. Mısırlı arkadaşımla günde 4-5 defa konuşuyoruz. Avrupalılar çok fazla arıyorlar. Gazze savaşında olduğu gibi herkes bu savaşın bitmesini istiyor. Adım adım İsrail'in yazdığı bir oyunun içine çekilmekte. Özellikle Lübnan'ı işin içine çekeceğini deklare etmişti. Geldiğimiz noktada İran'a savaş açılırken İsrail yayılmacılığı vardı. Bizim Türkiye olarak buradaki fitnenin ortaya çıkmasını sağlamamız lazım."

"İran'a da bölge ülkelerine de tavsiyemiz buradaki oyunu görmeleri. Giderek daha şahinleşen İran'a çok yardım eden ülkeler de bu noktaya gelmiş durumda. Bizim dışımızda bunu hatırlatan pek olmuyor. Halklarına yönelik hesap vermekte zorlanıyor İsrail. Riyad'daki toplantı tek gündemle toplandı. Bu da kendilerine yapılan saldırıydı. Kendilerine yönelik saldırının boşluk içinde olmadığı belirtildi."

"Şimdi tabii bizim üzüldüğümüz nokta maalesef bölge adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte. Özellikle bir hatırlayacak olursak 7 Ekim'den hemen sonra biliyorsunuz İsrail'in ilk zamanlarda dillendirdiği sonra vazgeçtiği bir politikası vardı. Özellikle Lübnan'ı, Suriye'yi, arkasından İran'ı ve Irak'ı hedef alan eylemler yapacağını Gazze meselesini hallettikten sonra bunu bir müddet deklare etmişti. Sonra o tarafta sessizliğe gitti ve birebir bunları uygulamaya başladı."

"Geldiğimiz noktada aslında İran'a savaş açılırken İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecek bir fitne tohumunun da maalesef atıldığını görüyoruz. Yani bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemek. Onun için en başta İran'a bizim telkinimiz de o olmuştu. 12 Gün Savaşı'nda saldırıya uğradığında Körfez ülkelerine ve etraftaki ülkelere bir şey yapmamıştı, burada da hedefi orasıydı."

"Ben bölgeye gittiğim zaman tabii gördüğüm şu oldu; bölge ülkelerden biz çok farkında değiliz, biz şu anda tabii ağırlıklı noktamız Amerika ve İsrail'in İran'a yaptığı saldırı ve askeri tesislerindeki, kritik tesislerindeki yıkım. Zaman zaman sivil hedeflerin vurulduğunu da görüyoruz okulda olduğu gibi. Ama Körfez'deki o altı-yedi ülke açıkçası bunlar kendi yıkımlarıyla baş başalar. Yani şu ana kadar bana dedikleri herkesinkini topladığımız zaman; Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn, Kuveyt, BAE 8 bin civarında füze ve SİHA atılmış durumda o ülkelere. Yani hem de Ramazan ayında. Tıpkı nasıl Amerikalılar ve İsrailliler İran'a atıyorsa, onların tepesine de bu füzeler yağıyor."

"Bu mücadele devam eden bir mücadele sistem içerisinde. Burada sadece konu İran değil aslında Gazze'nin de geleceği belirlenecek diyebiliriz. Bizim aslında getirdiğimiz teklifin can alıcı kısmı ateşkesin nasıl yapılacağı yönünde. Bu teklifimiz hayata geçseydi netice alınabilir diye düşünüyordum."

"Bölgedeki Kürt kardeşlerimizin bu oyuna alet edilmesini tabii ki de görmek istemeyiz. MİT burada MOSSAD tarafından temaslar olduğunu görüyor. Bu konuda her zaman Kürt kardeşlerimizin durumuyla ilgili perspektifimiz belli. Oradaki insanların ezilmesine müsaade etmeyiz. Daha sonra burada daha büyük sıkıntılara yol açılması bölgesel istikrarsızlığa yol açabilecek bir husus. Bu konudaki İsrail temaslarını saklamadan devam ettiriyor."

"ABD'nin kara harekatına ilişkin raporlar var onları görüyoruz. Savaşta İran Hürmüz Boğazını kapatarak stratejik bir avantaj elde etti. Yapılabilecek bir harekat da olabilir. Bu savaşın doğasında olan bir şey. Kalıcı etkiler olmadan müzakerelerde bir yere varalım istiyoruz. Bu hareketlerin masaya olan etkisi de çok fazla. Hürmüz Boğazı'nda bir engel olmamalı."

"Eğer Türkiye'nin olayları kendi lehine eğip büktüğü, mezhep ya da etnik savaşları kışkırttığı veya suistimaller peşinde koştuğu düşünülseydi, bu politikaların hiçbiri karşılık bulmazdı. Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü bu tutarlı çizgi, "sözü neyse ameli de odur" ilkesinin bir sonucudur. Bu yaklaşım, bugün uluslararası ilişkiler literatüründe üzerine tezler yazılan özgün bir model hâline gelmiştir."

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime