Gülistan Doku soruşturması kapsamında ifade veren yakın arkadaşı M.T., Doku’nun intihar eğilimi olmadığını savunarak, olay öncesine dair iddialarda bulundu. M.T., hem Zeinal Abakarov’un taciz girişimlerini hem de çalıştıkları kafedeki "üst düzey" müşterilerin yarattığı baskıyı dile getirdi.
"ZEİNAL'IN TACİZLERİNE ŞAHİT OLDUM"
Doku ile aynı yurtta kalan ve aynı kafede çalışan M.T., CNN Türk muhabirinin paylaştığı ifade detaylarına göre, baş şüpheli Zeinal Abakarov hakkında önemli iddialar öne sürdü. Zeinal’ın henüz Gülistan ile sevgili olmadığı dönemde kendisine yönelik fiziksel yakınlaşma çabalarından bahseden M.T., “Zeinal omuzuma elini koyuyordu, sarılmaya çalışıyordu. Ben de onu birkaç kez uyardım” diyerek şüphelinin o dönemki tutumuna dikkat çekti.

TACİZDEN KAÇMAK İÇİN BULAŞIKHANEYE SIĞINDIK
Çalıştıkları kafede maruz kaldıkları baskıyı anlatan M.T., mekana gelen bazı "üst düzey" müşterilerin tavırlarından duydukları rahatsızlığı ifade etti. Bakışlarla yapılan tacizin boyutuna değinen tanık arkadaş, “Bakışlarıyla bizi taciz ederlerdi. Öyle ki sözle taciz etseler bu kadar rahatsız olmazdım. Biz de bu yüzden göz önünden çekilmek için bulaşıkhanede çalışmaya başladık” dedi.

"İLAÇ İÇMEYE KORKAN BİRİ İNTİHAR ETMEZ"
M.T., Gülistan Doku’nun intihar ettiğine dair oluşturulan algıya kesin bir dille karşı çıktı. Doku’nun yaşamına ne kadar değer verdiğini bir örnekle açıklayan M.T., “Kaybolmadan bir hafta önce gripti. İlaç vermek istedim ama içinde alerji yapacak madde olabilir diye içmedi. Kendisine zarar vereceğinden endişe duyup ilaç bile içmeyen bir kızın intihar etmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Bu ifade, soruşturmanın intihar senaryosundan ziyade cinayet ve delil karartma ekseninde derinleşmesini destekleyen önemli bir tanıklık olarak kayıtlara geçti.