Gazeteci Özlem Akarsu Çelik, Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu’nun kendisini engellemesi üzerine sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.
Medya anlayışı, çalışma koşulları ve gazetecilik etiği üzerinden Mahiroğlu’nu eleştiren Çelik, "Beyefendi, siz medya okuryazarlığının ne olduğunu bilmeden biz ekrana çıkıyorduk, haber yazıyorduk." ifadelerini kaydetti.
İşte Özlem Akarsu Çelik'in o açıklaması:
Halk TV’nin patronu Cafer Mahiroğlu beni engellemiş :-) Bu da benim şeref madalyam olsun!
Ekranına çıkamadığımız için kıskançlıktan yazdığımızı belirtmiş.
Kendisi gazetecileri 212’siz (Basın İş Kanunu’na aykırı biçimde) çalıştırma inadı ve bana konuk dayatmaya kalktığı için ayrılma kararı aldığımda bana demişti ki, “Özlem Hanım, maaşını veriyoruz, ekrana çıkıyorsun, daha ne istiyorsun?” O zaman da gülmüştüm bu sözlere.
Beyefendi, siz medya okuryazarlığının ne olduğunu bilmeden biz ekrana çıkıyorduk, haber yazıyorduk. Ekran, bizim işimizin sadece bir parçası.
Yazılı basından gelen birçok gazetecinin angarya olarak gördüğü bir iş üstelik.
"EKRANI BEDAVAYA DOLDURUYORSUNUZ"
Ekranı konuşan kafalar programlarıyla doldurmanızın tek sebebi sizin ufuksuzluğunuz. Çünkü muhabire, kameramana, editöre, montajcıya, şoföre ve tüm haber ekibine yatırım yapmak daha masraflı. Onun yerine bedavaya dolduruyorsunuz ekranı. Aynı isimler her konunun uzmanı gibi tüm gün ekranda konuşuyor. İzleyiciye de gına geldi artık o programlardan.
Gerçek gazetecilerin önceliği ekrana çıkmak, şöhret olmak değildir. Bizim önceliğimiz kamu yararına haber yapmak, ezilenlerin sesi olmak, haber kaynakları ile temas/mesafe ilişkisini gözetmek, manipülasyona/propagandaya alet olmadan hakikatin izini sürmektir. Gazeteci, geçimini sadece gazetecilikten kazanan kişiye denir.
Bunları sizin gibi birinin anlamasını beklemiyorum. Sadece gazetecilere parmak sallarken haddinizi bilmeniz gerektiğini birilerinin size hatırlatması lazım.
Çok güvendiğiniz şöhret meraklılarının sessiz kalmasına güvenerek gemi azıya aldınız. Biz size hem medya hem ticaret dersi verecek patronlarla çalıştık. Hiçbirinden sizden duyduğumuz hakareti, aşağılamayı duymadık/görmedik. Gittiğiniz yol yol değil bilesiniz.