Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl ilk kez Eskişehir’i festival rotasına dahil ediyor. Konserlerden sergilere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan geniş bir içerikle 16-24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, şehrin kültür ve sanat hayatına yeni bir hareketlilik kazandıracak. Porsuk Çayı etrafında şekillenen şehir yaşamı, tarihi Odunpazarı evleri, çağdaş müzeleri, güçlü kültür-sanat altyapısı ve genç nüfusuyla öne çıkan Eskişehir, festival süresince ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Anadolu’nun köklü tarihini modern şehir kültürüyle buluşturan Eskişehir; yaşayan sokakları, sanatla iç içe kamusal alanları ve dinamik atmosferiyle festivalin en özel duraklarından biri olacak.

Eskişehir’in kültür, sanat ve şehir yaşamı alanındaki güçlü birikimiyle Türkiye’nin öne çıkan şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kentte gerçekleştirilecek festivalin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Eskişehir’i de Türkiye Kültür Yolu Festivali rotamıza dahil ederek şehrin sahip olduğu kültürel birikimi daha geniş kitlelerle buluşturacağız. Tarihi dokusu, çağdaş sanat yaklaşımı, güçlü kültür altyapısı ve dinamik şehir yaşamıyla öne çıkan Eskişehir; konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden sahne performanslarına uzanan kapsamlı bir programla festivale ev sahipliği yapacak. Bu süreçte Eskişehir’in kültür, sanat ve gastronomi alanındaki görünürlüğünü daha da artırmayı amaçlıyoruz.”
SERGİLERLE ESKİŞEHİR’DE KÜLTÜR VE SANAT YOLCULUĞU
Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Eskişehir’in farklı noktalarında sanatseverlerle buluşacak sergiler, geleneksel sanatlardan çağdaş üretimlere uzanan geniş seçkisiyle ziyaretçilere kültür ve sanatla iç içe çok katmanlı bir deneyim sunacak.
Eti Arkeoloji Müzesi bahçesinde ziyaretçilerle buluşacak “ASELSAN İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisi, sanat ve teknolojiyi aynı potada bir araya getirecek. ASELSAN’ın ülkemizin teknolojik bağımsızlığı için geliştirdiği kritik teknolojilerden ilhamla hazırlanan projede; metal ve elektronik bileşenler, uluslararası sanatçıların özgün yorumlarıyla yeniden şekillendirilerek sanat eserine dönüştürüldü. Bilgi, üretim, sosyal inovasyon ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışının yansıması niteliğindeki projede yer alan at, kedi, keçi, albatros ve kurt figürlerinden oluşan eserler, ziyaretçilere teknoloji ile sanat arasında yenilikçi bir bakış açısı sunacak.