Maslak'ta 16 katlı bir binadan düşen yapımcı Erol Köse’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Cenazesi Adli Tıp’taki işlemlerin ardından Zincirlikuyu Camii’nde kılınan namaz sonrası Feriköy Mezarlığı’na defnedildi. Cenazesine katılan bazı dostları sanat camiasına sitem eti.
İstanbul’da 16 katlı bir binadan düşerek hayatını kaybeden yapımcı Erol Köse için bugün cenaze töreni düzenlendi.
Olay, Maslak Mahallesi’nde dün saat 15.00 sıralarında meydana geldi. Binanın önünde hareketsiz yatan bir kişiyi gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler, hayatını kaybeden kişinin Erol Köse olduğunu belirledi.
Köse’nin cenazesi, incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Buradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen Köse için Zincirlikuyu Camii’nde cenaze namazı kılındı.
CENAZEYE AZ SAYIDA KATILIM
Cenaze törenine Ferhat Göçer, Ömür Gedik, Dilan Çıtak, Hakan Peker ve Polat Yağcı başta olmak üzere sanat ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Kılınan namazın ardından Köse, Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Güller Öğretici, "Erol Bey benim babamdı. Burada bağıra bağıra ağlamak istedim ama ağlayamıyorum yanlış anlaşılırım diye. Çok seviyorum, bana çok babalık yaptı. Biz razıydık, Rabbim de razı olsun. Ölmeden bir hafta önce telefonla ses kaydı attı. 'Hakkını helal et kızım, hastayım' dedi. Son üç ay beni çağırmadı. Kimseyi eve almıyordu. Ahmet ağabeyi çok seviyordu. Sadece Ahmet ağabeyi eve alıyordu. 'Ahmet'i içeri alın' diyordu. Evladı gibi, oğlu gibi çok severdi. Çok iyi bir insandı, boşuna karalamasınlar Erol Bey'i. O kadar baba bir adamdı ki, kimse kötülemesin onu. Ben biliyorum, ben onunla beraberdim. Haftanın iki günü, bazen üç günü. Ahmet de onun oğluydu, oğlu olarak seviyordu, 'Oğlum' diyordu Ahmet ağabeye"
Yapımcı Ahmet Altınbaşak, "Bu son günlerde sanatçıların konuşmaları... Gerçekten hicap duyuyorum hepsinden. Bu konuşan bütün sanatçılarda, hepsinde emeği vardır. Buradan böyle konuşmak çok kolay ama bir de işin en başından bakmak lazım. Ben 97'den beri Erol Bey ile beraberim. 1997-1998 senesinde imparatorluk döneminde, o şah en iyi işler yaptığı dönemde bütün isim sanatçıların ben gelip Levent'te o Türk filmi şirketinde, yapım şirketinde bütün sanatçıların gelip bahçede saatlerce beklediği günleri biliyorum. Akşam da hepsi paketi parayı alırlardı, yollardı. Yani Erol Bey bu işte imparatordur. Çok iyi bir prodüktördür. Çok iyi bir yapımcıdır" diye konuştu.
"SANAT CAMİASI ÇOK NANKÖR"
Dora Altınbaşak, “Burada bu kadar çelenk var. Keşke bu çelenklerin hiçbiri olmasaydı. Şurada sadece insanlar olsaydı ve hayır duası etselerdi. Şu anda buradaki çelenklerin bana göre hiçbir anlam ve değeri yok. Bunlar sadece görsel olarak şov amaçlı gönderilen çelenkler. Nerede bu çelenklerin sahibi olan insanlar? Yok değil mi? Çünkü şov dünyasındayız. İnsanlar nankörler. Zaten sanat camiası çok nankör. Görüyoruz işte nankörlüğü. Koskoca Erol Köse'nin cenazesinde kaç kişiyiz şurada, değil mi? Ama hiç kimseye mi iyiliği dokunmamış bu insanın? Hiç kimseye mi el uzatmamış? Hiç kimse mi onun sayesinde para kazanmamış? Dünya kadar insan para kazandı; ne konserlere gidildi, ne paralar kazanıldı. Kimin sayesinde? Erol Köse'nin sayesinde. Erol Köse Hakk'ın rahmetine kavuştu, bir de arkasından adamın beddualar ediyorlar, neler neler söylüyorlar. Ya biz Müslüman insanız kardeşim; bir deyin ki 'Allah razı olsun, hadi hakkım helal olsun' deyin ya. Tamam, beni üzdün, hakkımı yedin ama 'Hakkımı helal ediyorum' deyin ya. Üç günlük dünyadayız, hepimiz gideceğiz öbür tarafa" ifadelerini kullandı.
Yapımcı Polat Yağcı, "Çok fazla bir şey söylemek istemiyorum. Bizim yapmış olduğumuz iş biraz kaygan zemin olduğu için iyi günde kötü günde çok şey değişebiliyor. O yüzden herkesin kendi düşüncesi, bir şey demiyorum" dedi. (DHA)