Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İsrail'in kışkırtmasıyla ABD, İsrail, İran saldırılarıyla birlikte bu savaş başladı ve bugünlere gelindi. İran da bu arada komşu ülkelere saldırılar yaptı ve karmaşıklaşan bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Şimdi de tüm gücümüzle bu savaş bir an önce sona ersin diye gayret ediyoruz. Bütün diplomatik imkanlarımızı bu çerçevede kullanıyoruz." dedi.
Temaslarda bulunmak amacıyla Diyarbakır'a gelen Yılmaz, bir otelde düzenlenen "İş Dünyası Buluşması" programına katıldı.
Yılmaz, konuşmasında, dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini, dünyayı anlamadan Türkiye'yi ve içinde bulunulan bölgeyi tartışmanın eksik kalacağını söyledi.
Savaşlarının tartışıldığı, korumacılık eğilimlerinin yükseldiği, ticaretteki, ekonomideki eski koşulların dönüştüğü bir dönemde olduklarını anlatan Yılmaz, güç siyasetinin ön plana çıktığı, hukukun, insan haklarının, demokratik kavramların zayıfladığı, adalet ve merhamet gibi kavramların neredeyse hiç akla gelmediği bir dönemden geçtiklerini belirtti.

"SAVAŞ SONA ERSİN DİYE GAYRET EDİYORUZ"
Türkiye'nin savaş çıkmaması için çok büyük çaba sarf ettiğini dile getiren Yılmaz, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanımız liderler düzeyinde, dışişleri bakanımız, bütün kurumlarımız savaş başlamasın diye çok büyük gayretler ortaya kondu, çaba sarf edildi ama maalesef İsrail'in kışkırtmasıyla ABD, İsrail, İran saldırılarıyla birlikte bu savaş başladı ve bugünlere gelindi. İran da bu arada komşu ülkelere saldırılar yaptı ve karmaşıklaşan bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Şimdi de tüm gücümüzle bu savaş bir an önce sona ersin diye gayret ediyoruz. Bütün diplomatik imkanlarımızı bu çerçevede kullanıyoruz."

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Savaş ne kadar uzarsa maliyeti de o kadar ve derinleşecektir. Savaşın kapsamı ve süresi ekonomik maliyetlerini de belirleyici olacaktır. Şu anda tamamen bitmiş olsa bile savaş tahribatı belli bir süre devam edecek. Hemen her şey toparlanmayacak maalesef çünkü bir tahribat var. Onun telafi edilmesi belli bir zaman alacak ama uzadıkça bu maliyetlerin derinleşeceğini de görmek durumundayız. İnşallah bu ateşkes, son dönemde ilan edilen ateşkes kalıcı bir barışla neticelenir, bunu ümit ediyoruz. Bu çerçevede de yine Türkiye Cumhuriyeti olarak her türlü gayreti sarf ediyoruz. Kardeş Pakistan'ın burada ortaya koyduğu güzel tutumu ve çabayı da çok büyük bir takdirle karşılıyoruz. İnşallah provoke edilmeden, sabote edilmeden bu sürecin kalıcı bir barışa evrildiğini hep birlikte görürüz. Bu noktada şunu da söylemek isterim. Bu savaşa bölgedeki etnik ve mezhebi kimlikler üzerinden savaşı kızıştırmaya çalışan güçler olduğunu da gördük. Gerek İran'da gerek diğer birtakım çevrelerde özellikle İsrail başta olmak üzere etnik kimlik ve mezhepler üzerinden bölgedeki insanları kışkırtmaya, birbirine düşürmeye çalışan güçler olduğunu da görüyoruz."
Türkiye'nin, İran'ın tüm etnik yapılarla, mezheplerle sağlam bir şekilde ayakta kalmasından yana olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu tavrı da her fırsatta ortaya koyduklarını belirtti.