Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu.
"SABIRLA İLERLEYECEĞİZ"
Ülkenin ve bölgenin huzuru için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Erdoğan, "Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık bir istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz. Ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de, bölgemizde de, dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hâkim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız." dedi.
Tahriklere ve engellemelere rağmen kararlılıkla yola devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, "Bu tahriklere rağmen, tüm engellemelere rağmen, yılmadan, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz. Burada bir gerçeği açıkça ifade etmekte fayda görüyorum. Bölgemiz ve dünya, yüzyılda bir denk gelen çok kritik süreçlerden geçiyor. Öyleyse siyasetin de kendini buna adapte etmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE'NİN TAHAMMÜLÜ YOK"
Erdoğan, "Bakınız, sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılmaz. Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelir."
"Türkiye'nin böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur. Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir." açıklamasını yaptı.
Türkiye’yi istismar ve iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden kurtarma zorunluluğuna dikkat çeken Erdoğan, "Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken diyalog zeminini güçlendirecek, hizmette ve eserde yarışı esas alacak, millî menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz."
"Temennimiz, muhalefet cenahında da bu ihtiyacın farkına varılmasıdır. Türkiye'yi istismar siyasetinde olduğu gibi, iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder." diye konuştu.
ANKARA MERKEZLİ BÜYÜK TÜRKİYE MUTABAKATINI AÇIKLADI
Milli meselelerde bir araya gelmenin önemine işaret eden Erdoğan, "Milli menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşabilecek, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Temennimiz, muhalefet cenahında da bu ihtiyacın farkına varılmasıdır. Peki, birbirimize eleştirilerimiz olabilir."
"Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir. Ama bunların hiçbiri, mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir." dedi.
Çağrılarının arka planındaki temel tasavvuru açıklayan Erdoğan, "Bizim bir süredir dile getirdiğimiz Ankara merkezli siyaset çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır: Büyük Türkiye mutabakatı. Bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır; aynı idealler etrafında kenetlenmesidir." şeklinde konuştu.
MECLİSTEKİ 467 OYLU TARİHİ UZLAŞIYA DİKKAT ÇEKTİ
Terörsüz Türkiye sürecinde Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını kaydeden Erdoğan, "Şurası çok önemli, Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi." ifadelerini kullandı.
Bu konunun siyasi polemik konusu yapılmasını eleştiren Erdoğan, "Hâl böyleyken bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi hâline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlıkları üzerinden siyaset yapmak bir vicdansızlıktır. Tek kelimeyle şuursuzluktur." diye konuştu.