Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa onları mutlaka bulmanızı rica etmiş, teşkilatımızın seferberlik ruhuyla çalışması gerektiğinin altını çizmiştim. Teşkilatımız bizi bu Ramazan'da da mahcup etmedi.
Ramazan boyunca Bakanlarımız, Genel Başkan Yardımcılarımız, Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyelerimiz, milletvekillerimiz ve tüm teşkilatlarımızla birlikte tam kadro sahadaydık.
'1 MİLYONU AŞKIN HANEYE GİTTİK'
Sadece gönül sofraları programı ile 1 milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif’te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşları ihmal etmedik. Onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık.

ORTA DOĞU'DAKİ SAVAŞ
İran'a başlatılan savaş, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Günahı olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin hedefi oluyor.
Bölgemiz son asrın en sancılı günlerini yaşıyor. Gözünü nefret bürümüş soykırım şebekesi dini argümanlar arkasına sığınarak coğrafyamızı felakete sürüklüyor.
Şundan herkes emin olsun, biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız.
Türkiye ve Türk milleti olarak iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları, kötü günde yalnız bırakmayız.
Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor, Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor.
27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farsi olmamızın bir farkı var mı?
Buradan içim kan ağlayarak soruyorum İsfahan'da Tahran'da dökülen gözyaşlarının, Erbil'de, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Riyad'da dökülenlerden ne farkı var?
Mezhepler farklı olsa da akan kan bizim değil mi?
İster İran'da ister Körfez'de olsun, vurulan kanayan biz değil miyiz?

"1000 YILLIK TARTIŞMAYI GÜNDEME GETİRMEYİ DOĞRU BULMUYORUM"
Kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi?
Bölgemizde kan gövdeyi götürürken 1000 yıllık tartışmayı yeniden gündeme getirmeyi asla ve asla doğru bulmuyorum.
Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte, ortaya çıkan ağır faturayı, başta müslümanlar olmak üzere tüm insanlık ödemektedir.
"MESCİD-İ AKSA'DA İBADET HAKKI ENGELLENEMEZ"
İsrail Lübnan'ı işgal planını hayata geçiriyor. İsrail Suriye'yi de rahat bırakmıyor. Mütecaviz eylemlerine devam ediyor. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tutuyor. Mescid-i Aksa'da 1967'den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Mescid-i Aksa'da ibadet hakkı engellenemez. Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak insanlığımızın gereğidir.
Türkiye üzerine düşeni yapmayı sürdürecek. Kudüs'e sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tutsak Kudüs'e borcumıuz Kudüs'ü savunmaktır.
Devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlığına asla teslim olmayacağız. Herkesi için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politika eksenimizden vazgeçmeyeceğiz.
"TÜRKİYE DOĞRU BİR POLİTİKA İZLEMEKTEDİR"
Türkiye doğru yoldadır, doğru bir politika izlemektedir. Komşu İran halkı, tüm dünya bunun bilincedir. Her zeminde de Türkiye'nin tavrından övgüyle bahsediyorlar.
İyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor diyorlar.
ÖZEL'E TEPKİ: SİYASİ İTİBARI TAMAMEN SIFIRLANMIŞTIR
CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklı ile dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamıştır. Siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. CHP genel başkanını kendi kitlesi bile kaale almıyor. Bu zavallıyı bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz.