Turktime

Çayönü Tepesi’nde DNA çalışması

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan iskeletler, Neolitik ve Tunç Çağı’nda bölgede yaşamış toplulukların genetik yapısını ortaya çıkarmak amacıyla inceleniyor.
ABONE OL
Abone Ol
Çayönü Tepesi’nde DNA çalışması
Haberler / Kültür
6 Ocak 2026 Salı 10:53
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Ergani Ovası’nda, Dicle Nehri kıyısında yer alan Çayönü Tepesi, MÖ 10 binli yıllara uzanan yerleşim evreleriyle dünya uygarlık tarihi açısından büyük önem taşıyor. Alan, 1963 yılında yapılan yüzey araştırmalarıyla keşfedilirken, ilk bilimsel kazılar 1964’te Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından başlatıldı.

1991 yılında güvenlik gerekçesiyle ara verilen kazı çalışmaları, yaklaşık 10 yıl önce yeniden başlatıldı. Günümüzde çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında yürütülüyor. Antropolojik analizler ise Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal’ın koordinasyonunda gerçekleştiriliyor.

BULUNTULAR LABORATUVARDA TEK TEK İNCELENİYOR
Kazılarda ortaya çıkarılan kemik ve diğer arkeolojik buluntular, Çayönü Tepesi Kazı Evi’nde kayıt altına alındıktan sonra Hacettepe Üniversitesi laboratuvarlarına gönderiliyor. Burada yapılan analizlerle bireylerin sağlık durumları, yaşam biçimleri ve toplumsal yapılarına ilişkin veriler elde ediliyor.

Son kazı sezonunda, yaklaşık 9 bin 500 yıl öncesine tarihlenen ve kamusal amaçlarla kullanıldığı değerlendirilen bir yapı gün yüzüne çıkarıldı. Ayrıca Neolitik Dönem’e ait ızgara planlı dört yapı, Tunç Çağı’na tarihlenen bir su kanalı ve farklı dönemlere ait sekiz mezar tespit edildi.

YOĞUN MEZARLIK ALANI BELİRLENDİ
Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, 2025 yılında 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun kazı çalışmaları yürütüldüğünü belirterek, İlk Tunç Çağı’na tarihlenen bir mezarlık alanında çok sayıda gömüyle karşılaşıldığını söyledi. İncelenen mezarların büyük bölümünün MÖ 3000’li yıllara ait olduğu bildirildi.

Mezarlarda çanak çömlek, bakır ve tunç eşyalar, hançerler ve mühürler bulunduğunu ifade eden Sarıaltun, bu buluntuların dönemin ticari ilişkileri ve toplumsal örgütlenmesi hakkında önemli ipuçları sunduğunu vurguladı.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime