Kazı Başkanı, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, Oluz Höyük’te 19 yıldır süren kazılarda 10 ayrı kültür katmanının tespit edildiğini belirtti. Pers, Frig ve Hitit dönemlerine ait saraylar, tapınaklar ve mimari kalıntılar höyüğün uzun yerleşim tarihini ortaya koyuyor.
Kazılarda ortaya çıkarılan Kubaba kutsal alanının plan şeması, Arami ve Fenike tapınaklarıyla benzerlik gösteriyor. İnce ve uzun, megaron benzeri planın, Fenike mimarisine işaret ettiğini belirten Dönmez, bu bulgunun bölgenin kültürel etkileşim açısından önemini artırdığını ifade etti.
Buluntular arasında, Fenike şehir devleti Kartaca ile bağlantılı olduğu düşünülen insan başlı cam boncuklar da yer alıyor. Bu eserler, Oluz Höyük’ün Akdeniz dünyasıyla olan ilişkisini somut biçimde ortaya koyuyor.
ANADOLU’DA BENZERİ OLMAYAN BEBEK MEZARLARI
Kazıların en çarpıcı bulgularından biri, küpler içine yerleştirilmiş bebek ve cenin mezarları oldu. Sayıları sekize ulaşan bu mezarların Anadolu’da başka bir örneğinin bulunmadığı belirtilirken, mezarların belli aralıklarla yerleştirilmiş olması dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Dönmez, mezarların Fenike dünyasında yaygın olan ve “Tofed” olarak adlandırılan çocuk kurbanı geleneğiyle ilişkili olabileceğini söyledi. Bu değerlendirmelerin kesinlik kazanabilmesi için antropolojik incelemelerin gerekli olduğu vurgulandı.
3 BİNE YAKIN ESER MÜZEYE TESLİM EDİLDİ
Kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” Projesi kapsamında sürdürüldüğü belirtilirken, bugüne kadar ortaya çıkarılan yaklaşık 3 bin eserin Amasya Müzesi’ne teslim edildiği kaydedildi.