Gazeteci Ahmet Hakan, "Yeni sürüm Sülün Osman" başlıklı bugünkü köşe yazısında 'Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı' iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada tutuklanan Haluk Levent ve olayı ele aldı.
İŞTE AHMET HAKAN'IN YAZISI
Yıllar önceydi.
Hoş sohbet, mukallit bir adamdan Haluk Levent öyküleri dilemiştim.
Henüz deprem meprem yok ortada, AHBAP olayı falan hak getire.
“Çok iyi tanırım, beraber çok iş yaptık, sürekli yanındaydım” diyerek başlamıştı anlatmaya adam.
Öyle süsleyerek, öyle mukallitlikler yaparak, öyle renklendirerek anlatıyordu ki... Anlattığı her öyküye kahkahalar atarak gülüyordum.
Çünkü bayağı komik dolandırıcılık öyküleriydi bunlar. Sülün Osman’ın köprüyü satma öyküleri gibi.
Şeytan tüyü varmış Haluk Levent’in.
İkna ederek parasını alabileceği adamın yumuşak karnını çok iyi saptarmış. Muazzam bir kurguyla kurbanın üzerine gider, müthiş bir tatlı dille adamı çarparmış.
Borç isteyip de alamadığı olmazmış. Aldığı borcun da üstüne yatarmış.
Tonlarca öykü anlatmıştı hoşsohbet adam. Gülmüştüm, eğlenmiştim ama pek de inanmamıştım.
“Yok canım, bu kadar da olmaz” demiştim. Fakat yine de kafamda bir soru işareti kaldığını söylemeliyim. Minik, çaresiz, can sıkıcı bir soru işareti.
AHBAP olayı yükselince... Muhalifler AHBAP’a para yağdırmaya başlayınca... Haluk Levent Türkiye’nin en güvendiği adama dönüşünce...
Hemen kahkahalar eşliğinde dinlediğim dolandırıcılık öyküleri geldi aklıma. Ve aldı beni bir düşünce.
Mütereddit ve kuşkulu gözlerle uzaklara dalıverdim.
“Bu adam dolandırıcıdır” diye haykıracak mecalim yoktu. Çünkü elimde sadece teyit edilmemiş ama çok eğlenceli öyküler vardı.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ