CHP, Akın Gürlek’ten kıyasıya şikâyetçiydi.
Haksız, hukuksuz davalar açan bir savcı olduğunu, iktidarın amaçlarına hizmet ettiğini, hukuku hiçe saydığını ileri sürüyordu.
AK Parti açısından baktığımızda ise durum bambaşkaydı.
AK Parti, Akın Gürlek’in İstanbul Başsavcısı olarak...
Hukuka uygun davrandığını, görevini hakkıyla yerine getirdiğini, korkmadan çekinmeden yolsuzlukların üzerine gittiğini öne sürüyordu.
Sonuçta iktidar, hukuki tavrını övdüğü birini Adalet Bakanı yapmış oldu.
İktidarın attığı bu adımı, “Bunu nasıl yaparlar” diye şaşkınlıkla karşılamak çok da anlamlı değil yani.
Eğer iktidar, “Aman Akın Gürlek’i Adalet Bakanı yapmayalım, bu olmaz” falan tarzı bir yaklaşım sergileseydi...
Hem Akın Gürlek’e bakışının hakkını vermemiş olurdu hem de CHP’nin Akın Gürlek’le ilgili tezlerine teslim olmuş olurdu.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ