

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında Berna Laçin, Eda Ece, Farah Zeynep Abdullah, İrem Helvacıoğlu ve Kerem Bürsin ifade vermek üzere savcılığa çağrıldı.
"BAĞIŞ YAPTIM, ŞİKAYETÇİ OLABİLİRİM"
Soruşturma kapsamında beyanı alınan Kerem Bürsin, Haluk Levent ile tanışıklığı olmadığını ve deprem döneminde çeşitli yardım kuruluşlarının hesaplarını paylaştığını belirterek, "Haluk Levent ile hiçbir tanışıklığım bulunmamaktadır. Gerek 2023 yılında gerçekleşen deprem öncesi gerekse sonrasında hiç yüz yüze gelmedik. Sadece o dönem deprem yardımları için sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar ile AHBAP Derneğinin hesap bilgilerini de paylaştım. Ama ben bu paylaşımlarda sadece AHBAP hesaplarını paylaşmamıştım. Aynı zamanda AFAD hesap bilgilerini de paylaşmıştım. O dönem herkes AHBAP ile ilgili paylaşımlarda bulunduğundan dolayı ben de AFAD veya Kızılay gibi bir yardım kuruluşu gibi değerlendirip bu paylaşımları yaptım." ifadelerini kullandı.
Paylaşımları konusunda kendisini yönlendiren kimse olmadığını ve derneğe maddi yardımda bulunduğunu aktaran Bürsin, "Özellikle AHBAP'a ilişkin paylaşımlar yapmam konusunda beni yönlendiren ya da telkinde bulunan kimse olmadı. Hatırladığım kadarı ile ben de şahsen AHBAP Derneğine 200 bin TL bağışta bulundum. Bu bağışın ne şekilde kullanıldığına dair o dönem menajerim aracılığıyla dernekten sorduğumuzu hatırlıyorum. Aklımda kaldığı kadarı ile bir makbuz tarzı evrak göndermişlerdi ama içeriğini bilmiyorum." dedi.
"BEN DE MAĞDURUM"
Yardım fonlarının farklı kullanılmış olması halinde mağdur sıfatı taşıyacağını ve hayranlarının da bağış yapmış olabileceğini dile getiren Bürsin, "Yaptığım yardımda bize söylenilenden farklı şekilde Haluk Levent tarafından kullanılmış ise ben de mağdurum. Sonrasında şikayet hakkımı da gerekirse kullanırım. Sosyal medyada İspanya'daki hayranlarım tarafından AHBAP Derneğine yapıldığı belirtilen bağışlara ilişkin bir bilgim yok. Bu bağışların derneğin resmi hesabına yapılmış olabileceğini düşünüyorum."
"Ben genellikle hayranlarımdan doğum günüm gibi özel günlerde benim için bir şey yapmak istediklerinde hayır kurumlarına bağış yapmalarını tercih ederim. Bu durumda da hayranlarım bağış yapmış olabilirler. Ama bu bağışa konu tutarların akıbeti hakkında benim bir bilgim bulunmamaktadır." şeklinde konuştu. Paylaşımları yardıma muhtaç insanlara katkı sağlamak amacıyla yaptığını ve hiçbir etkinliğe katılmadığını sözlerine ekleyen Bürsin, "İfademin başında da belirttiğim gibi o dönem ülkemizin içinde bulunduğu durum nedeni ile yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmek amacı ile bizim de nasıl bir katkımız bulunur düşüncesiyle bu paylaşımları yaptık.
"Bu paylaşımları yaparken de AHBAP'ın yanı sıra başta AFAD'ın hesaplarını da paylaştım. Hatta en çok AFAD'ın hesap bilgilerini paylaştım diyebilirim. Bu nedenle Haluk Levent tarafından paylaşımlarımı farklı amaçlarla kullanılması nedeniyle üzgünüm. O süreçte sadece hesap bilgilerini paylaştım. Hiçbir etkinliğine veya programına katılmadım. Yukarıda belirttiğim gibi kendim de bağış yapmam sebebi ile açıkçası ben de mağdurum." açıklamasını yaptı.
"HERHANGİ BİR SAMİMİYETİM YOKTUR"
Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade veren İrem Helvacıoğlu, Haluk Levent'i geçmişteki bir orman yangını sürecinden tanıdığını ve samimiyetleri bulunmadığını kaydederek, "Haluk Levent’i yanlış hatırlamıyorsam 2021 yılında İzmir' de meydana gelen orman yangını olayında tanımıştım. O dönemde kendisinin AHBAP Derneğinde faaliyette bulunduğunu biliyorum. O yangında ormanda yaşayan hayvanların tedavilerinde ve yemek ihtiyaçları için maddi/ manevi yardımda bulunmuştum. Ne kadar maddi yardımda bulunduğumu şuan hatırlamıyorum. Kendisiyle herhangi bir samimiyetim de yoktur." dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından derneğe maddi bir destekte bulunmadığını ancak resmi kurumlarla birlikte yardım organizasyonlarına katıldığını belirten Helvacıoğlu, "Ahbap Derneği’ne 6 Şubat deprem döneminde herhangi bir maddi yardımım olmamıştır. AFAD’ın yardım faaliyetlerinde de yer aldım. Deprem bölgesine yardım ulaştırabilmek için elimden geldiğince tüm yardım organizasyonlarına destek olmaya çalıştım." ifadelerini kullandı.
Firmalar ile dernek yetkilileri arasındaki satın alma süreçlerini koordine ettiğini aktaran oyuncu, "Depremzede vatandaşların temel ihtiyaçları ile ilgili olarak mesela bir çocuk bezi gibi eşyalar ile alakalı çocuk bezi üretici firmaları ile irtibata geçip, örneğin Hatay' da bildirilen bez ihtiyacı kapsamında firmayla görüşme sağlayıp elimde bulundurdukları miktar kadar fiyat anlaşması yapıp, firmadan almış olduğum IBAN' ı ve anlaşmış olduğum miktarı bedel olarak dernek yetkililerine bildirirdim."
"Onlar da söz konusu firma ile irtibata geçip, ihtiyaç olan eşyanın satın alınması üzerine görüşmeler yapardı ve bu şekilde de deprem bölgelerine firma tarafından gönderilirdi. Bu gibi faaliyet içerisinde oldum. Bunun dışında herhangi bir maddi beklentisi olan ihtiyaç olan eşyaları da benim şahsi olarak görüştüklerim firmalar arasından gönderen firmalar da olmuştur." diye konuştu.
"CEZALANDIRILMALARINI YÜREKTEN İSTERİM"
Yardımların akıbetini yalnızca yetkililerin bildirimleri ve sosyal medya paylaşımları üzerinden takip edebildiklerini bildiren Helvacıoğlu, "Sağlanan yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığı, benim ve benim gibi yardım faaliyetinde bulunan kişilerin bilebileceği bir durum değildi. Bunu dernek yetkililerinin verdiği bilgiler doğrultusunda öğreniyorduk. Bazen de depremzedelerin sosyal medya üzerinden gönderdiği mesajlardan anlayabiliyorduk." bilgisini paylaştı.
Derneğin amacı dışında hareket ettiğini öğrenmekten üzüntü duyduğunu ve muhtemel bir usulsüzlük durumunda sorumluların cezalandırılmasını talep ettiğini bildiren Helvacıoğlu, "Bu soruşturmalar neticesinde Ahbap Derneği’nin faaliyeti dışında bir amaçla hareket ettiğini öğrendim. Bu durum beni çok üzdü. Benim 6 Şubat depremi sebebiyle Ahbap Derneği’nin yardım faaliyeti sırasında herhangi bir maddi kazancım asla olmamıştır. Soruşturma sonucunda gerçekten yardıma muhtaç insanlara ulaşması gereken maddi yardım kaynaklarını kendi uhdelerinde kullanmışlarsa cezalandırılmalarını da yürekten isterim." değerlendirmesinde bulundu. Helvacıoğlu ifade işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı.
"ŞEVVAL SAM BİZİ UYARDI"
İfade işlemlerinin ardından adliyeden gözyaşları içinde ayrılan Eda Ece, basın mensuplarına yaptığı açıklamada dernekle bir bağlantısı olmadığını ve maddi yardımda bulunmadığını belirterek, "İfademi verdim, içeride bildiğim her şeyi anlattım. İnanın ben kimseyi tanımıyorum ve Ahbap Derneği'ne hiç bağış yapmadım. Söyleyeceklerimi savcılıkta ifade ettim." dedi.
Savcılık beyanında, rol arkadaşı Şevval Sam'ın telkiniyle Ahbap Derneği'nden uzak durduklarını ve sahada bireysel yardımlar organize ettiklerini aktaran Ece, "Ben uzun yıllardır televizyon sektöründe çalışıyorum. 2023 yılının Şubat ayında yaşanan büyük depremlerde İstanbul'da dizi çekimlerindeydik. Televizyon yapımlarından ekmek yediğimiz için insanlara karşı manevi olarak borçlu hissettik. Bu nedenle ekip olarak depremzedelere yardım etmek istedik. Sette birlikte çalıştığımız rol arkadaşım Şevval Sam bizi Haluk Levent'e karşı kati şekilde uyardı.
Haluk Levent'in geçmişi nedeniyle ona güvenemeyeceğimizi söyledi. Ben daha önceden Haluk Levent ile tanışmıyordum. Deprem sürecinde ve sonrasında da hiç irtibata geçmedik. Yüz yüze hiç gelmedik. Bende numarası dahi yoktur. Biz yalnızca dizi ekibi olarak kendi organize ettiğimiz yardımları deprem bölgesine tır ile gönderdik. Sosyal medyadan tespit edebildiğimiz oyuncak kıyafet gibi ihtiyaçları bireysel inisiyatif ile paketleyip yardımcı olmak istedik."
"Yine İstanbul'a getirilen Darülaceze'deki çocuklarla bir araya geldik. Adana ve Ankara'daki depremzede hastaları hastanede ziyaret ettik. Bunların hiçbirine basını çağırmadık ve hiçbir dernekle gitmedik. Yalnızca depremzedelerin acılarını paylaşabilmek için birlikte durmak istedik. Çünkü deprem sürecinde çok büyük acılar yaşandı. Hastanede kolsuz, bacaksız insanlar gördüm. Küçük çocuklar dahi organlarını kaybetmişti." ifadelerini kullandı.
Yardım fonlarının usulsüz kullanıldığı iddialarına inanamadığını ve süreç boyunca derneği yok saydıklarını dile getiren Ece, "Bu kadar büyük acı varken toplanan yardım paralarının usulsüzlük için kullanılmasına inanamıyorum. Şevval Sam bizi Haluk Levent'in kötü niyetinden korumuş, çünkü birçok ünlü gibi biz de deprem sırasındaki yardım motivasyonumuzu AHBAP'a yönlendirebilirdik. Ancak biz set olarak AHBAP'ı öyle bir yok saydık ki nerede konumlandığını bile sorgulamadık.
"Devlet kurumlarının rakibi olarak parlatılmaya çalışıldıysa benim bununla alakalı bilgim yoktur. Bizim için hep şüpheliydi. Kamuoyunda Kızılay ve AFAD'a rakip algısı yerleşmiş olabilir. Ben yalnızca ATV'de yayınlanan AFAD'ın bağış programına katıldım. İçişleri Bakanlığı tarafından aranıp davet edilmiştim. Bu programda saçımı yapmamıştım ve makyajsızdım. Bu nedenle acıyı sahiplendiğim ve asıl toplumun benimsediği ünlü olduğum şeklinde yorumlar yapılmıştı. Bana sorduğunuz ‘Deprem bölgesinde yapılan şeyi başkaları yapıyor sandılar, sandıktan onu anladık' anlamına gelen sözleri ödül töreninde söylemiştim."
"Haziran 2023'te İstanbul'da yapılan ödül töreninde Şubat ayı dergi kapağı ünlüsü seçilmiştim. Beni Şubat ayına seçmelerinin sebebini deprem sürecindeki duyarlılığım olarak düşünmüştüm. Depremden sonra ilk kez saçımı ve makyajımı yapıp toparlanmış hissederek sahneye çıktım. Stil ödülü alırken dahi depremden bahsettim. Konuşmamın tamamı yayınlanmıştı. Ancak konuşmamın sonundaki haddini aşan şakam cımbızlanarak tüm deprem sürecindeki yaptıklarım silinmek istendi. Ödül töreninin neşesini deprem konusu ile bozduğumu düşünüp ağırlık hissettim. Bu nedenle duygusal konuşmamı bir şaka ile bitirmek istedim."
"Sektörde şakacılığımla bilinirim. Ancak hala neden böyle bir söz söylediğimi anlayamıyorum. Zaten konuşmamın devamında bir hafta sonra düğünüm var gibi saçmalamaya devam etmişim. Bu kadar büyüyebileceğini aklımın ucundan dahi geçirmedim. Asıl üzüldüğüm husus depremzedelerin bana alınmış olmasıdır. En büyük pişmanlığım budur. Uzun süre depremzedelerden aldığım kardeşlik övgüsünü kaybettiğimi düşündüm." şeklinde konuştu.
"ÖZÜR DİLERİM ÇOK PİŞMANIM"
Soruşturma sonrasında sosyal medyada hedef gösterildiğini, geçmişte kullandığı ifadeler nedeniyle pişmanlık duyduğunu ve dernekle hiçbir bağlantısı bulunmadığını belirten Ece, "Konuşmamdan bir hafta sonra özür yazısı paylaştım. Ancak toplumda bir karşılığı olmadı. 2023 Haziran'da evlendim, Temmuz'da kızıma hamile kaldım. Geçen bu 3 senelik süreçte sessizce yorumları okudum ve medyada iş yapmadım. Hamile olmama ve ekranda görünmememe rağmen linç devam etti. Sözlerim nedeniyle defalarca özür diledim. Haddini aşan bu ifadeleri kullanmamalıydım."
Çok pişmanım ve özür diliyorum. AHBAP soruşturması açılınca insanlar Haluk Levent'e ve AHBAP'a yardım ettiğimi söyleyerek tutuklanmamı isteyen tweetler attılar. Bende bunun üzerine geçen hafta 5 sayfalık özür metni paylaştım. Yapımcılar ya da avukatlara danışmadım. Yalnızca içimden gelenleri içtenlikle söyledim. Keşke zaman makinesi olsa ve söylediklerimi geri alabilsem. Beni ifadeye çağırdığınız için teşekkür ederim çünkü uzun zamandır kendimi ifade etmek istiyorum. Ben AHBAP'a ve Haluk Levent'e hiç yardım etmedim ancak sandıkla alakalı hadsiz sözlerim için tekrar özür dilerim, çok pişmanım." dedi. Öte yandan Eda Ece'nin beyan işlemi esnasında iki kez ağladığı da savcılık tutanağına kaydedildi. (İHA)
Sayfa başına git







