STAREE adı verilen araştırmada, 70 yaş ve üzerindeki 9 bin 971 kişi yaklaşık 6 yıl boyunca takip edildi. Katılımcıların daha önce kalp-damar hastalığı, diyabet veya demans öyküsü bulunmuyordu.
Araştırmacılar katılımcıları iki gruba ayırarak bir gruba günde 40 miligram atorvastatin, diğer gruba ise plasebo verdi.
Araştırmanın sonuçları dikkat çekici bir fark ortaya koydu. Atorvastatin kullanan grupta majör kalp-damar olaylarının görülme oranı yüzde 6 olurken, plasebo grubunda bu oran yüzde 8,3 olarak kaydedildi.

KALP-DAMAR OLAYLARINDA YÜZDE 30 AZALMA
Araştırmacılar, atorvastatin kullanımının majör kardiyovasküler olayların göreceli riskini yaklaşık yüzde 30 azalttığını belirledi.
Bu kapsamda kalp-damar kaynaklı ölüm, ölümcül olmayan kalp krizi, inme ve koroner damarların yeniden açılmasını gerektiren durumlar değerlendirildi.
Sonuçlar, özellikle daha ileri yaşlarda statin kullanımının koruyucu etkisi konusunda uzun süredir devam eden tartışmalara yeni bir veri sağlıyor.
DEMANS RİSKİ ARTMIYOR
Çalışmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise statin kullananlarla plasebo verilen kişiler arasında demans ve kalıcı fiziksel engellilik açısından anlamlı bir fark bulunmaması oldu.
Bununla birlikte araştırmacılar, ilacın ölüm, demans veya kalıcı fiziksel engellilikten uzak yaşam süresini artırdığını gösteren anlamlı bir sonuç elde edemedi. Ayrıca kas, karaciğer ve diyabetle ilişkili bazı yan etkiler statin grubunda daha sık görüldü.

HER 70 YAŞ ÜZERİ KİŞİ İÇİN İLAÇ ANLAMINA GELMİYOR
Uzmanların dikkat çektiği önemli noktalardan biri ise araştırma sonuçlarının 70 yaş üzerindeki herkesin statin kullanması gerektiği anlamına gelmemesi.
Çalışma, özellikle daha önce kalp-damar hastalığı bulunmayan yaşlı yetişkinlerde statinlerin koruyucu etkisini değerlendirdi. İlacın kullanılıp kullanılmayacağı; kişinin kolesterol düzeyi, mevcut hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar ve genel kalp-damar riski dikkate alınarak doktor tarafından belirlenmeli.
Araştırmanın sonuçlarının ilerleyen dönemde yaşlı yetişkinlerde kolesterol tedavisine ilişkin klinik kılavuzların güncellenmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.