Antropoloji ve genetik alanında dikkat çeken çalışma, insanlığın yerleşik yaşama geçişine dair yerleşik kabulleri sorguluyor. Çinli bilim insanlarının Pekin yakınlarındaki Donghulin arkeolojik alanında yürüttüğü kazılar, Avrupa’daki hızlı nüfus değişimlerinin aksine, Kuzeydoğu Asya’da yerel avcı-toplayıcı toplulukların binlerce yıl boyunca varlığını koruduğunu ortaya koydu. Bu grupların, iklim değişimine uyum sağlayarak kendi yaşam biçimlerini dönüştürdüğü anlaşılıyor.
Bilimsel dergi Current Biology’de yayımlanan sonuçlara göre, söz konusu topluluk yaklaşık 19 bin yıl önce ana insan grubundan ayrıldı ve tarımın yaygınlaşmasına kadar bölgede yaşamayı sürdürdü.
DEVRİM DEĞİL UZUN BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİ
Uzun yıllar boyunca, avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma geçişin hızlı ve keskin bir kırılma olduğu düşünülüyordu. Ancak Donghulin bulguları, bu sürecin Kuzeydoğu Asya’da çok daha yavaş ilerlediğini gösteriyor.
Paleolitik dönemden Neolitik döneme geçişin yaklaşık 4 bin yıl sürdüğü, bu süreçte yerel toplulukların dışarıdan gelen gruplarla yer değiştirmek yerine kendi teknolojilerini geliştirdiği belirtiliyor. Avrupa’da tarımın göçlerle yayıldığı bilinirken, Asya’da yerel halkın darı üretimini benimseyerek kademeli biçimde yerleşik yaşama geçtiği anlaşılıyor.
Cumhuriyet'te yer alan habere göre, araştırmanın merkezinde yer alan Donghulin bölgesi, tarih öncesi dönüşümün izlerini taşıyan önemli bir arkeolojik alan olarak öne çıkıyor. Bölgede ortaya çıkarılan seramik kalıntıları, konut izleri ve tarımsal faaliyetlere dair bulgular, buranın bir geçiş noktası olduğunu kanıtlıyor.
Bilim insanları, burada yaşamış iki bireyin genomunu analiz etti: Yaklaşık 11 bin yıl önce yaşamış bir kadın ile 9 bin 500 yıl önce yaşamış bir erkek. Elde edilen veriler, Kuzeydoğu Asya’nın genetik açıdan beklenenden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.
Çalışmanın en dikkat çekici sonucu, 11 bin yıl önce yaşamış kadının, daha önce bilinmeyen bir genetik soya ait olduğunun belirlenmesi oldu. Bu soyun, Buzul Çağı’nın en sert döneminde ana popülasyondan ayrıldığı tespit edildi.
Bu bulgu, eski insan topluluklarının tamamen yok olmadığına, aksine binlerce yıl boyunca çevresel değişimlere uyum sağlayarak yaşamlarını sürdürdüğüne işaret ediyor. Araştırmacılara göre bu durum, Kuzeydoğu Asya’da tarıma geçişin ani bir kırılma değil, uzun süreye yayılan bir evrim süreci olduğunu açıkça ortaya koyuyor.