Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SAVAŞIN VE PARANIN  RACONU OLUR MU?
Uğur Özteke
YAZARLAR
27 Mart 2022 Pazar

SAVAŞIN VE PARANIN RACONU OLUR MU?

 

 

Türkiye ve İslam alemi onbir ayın sultanını karşılama havasına girdi.
Güzel ülkemizde bu manevi atmosfere huzur içerisinde değil ekonomik kafa karıştıran, zaman zaman aklımızı başımızdan alan göstergeler ile girerken, dünyada Amerika’sından Çin’ine Ukrayna-Rusya savaşı ile.
İsterseniz önce savaş oyunu ile başlayalım.
Savaşı, ölümü, kan ve gözyaşını hangi aklı selim sahibi ister. 
Ancak insanoğlunun yaratılışından bu yana devam eden önce ekmek savaşından karnını doyurma kavgasından sonra adı nükleer, siber saldırılara kadar dönüşen savaş görünen ve görünmeyen yüzü ile devam ediyor.
Bundan sonra da edecek.
Rusya ve Ukrayna için Ramazan ayının bir dünyası olmadığı için bizler o mübarek gün ve gecelerde savaş oyununun perdelerini, yeni serilerini izlemeye devam edeceğiz.
Gerçi içerisinde resmen olmasa da perde arkalarında saklanan din savaşlarında Müslüman insanlara bombalar kurşunlar yağdırılmadı mı?
Savaşı hüzünlü duygular içerisinde nerede ise naklen izlerken arada bir de kendi dünyamıza bakmak zorundayız.
Çünkü karnımızı doyurmak, yarın içinde dolapta bir şeylerin olması gerekir değil mi?
Ne kadar gerekli ya da gereksiz artık bu insanımızın dünyasına kalmış durumda.
Ama Rusya-Ukrayna savaşından önce ülkemizde gerekçesi ne olursa olsun bir gıda sorunu dillendiriliyordu.
Tabii bir sorun varsa ya da sorun iddiası millet olarak karpuz gibi ikiye bölündüğümüz için yarımız iktidar ne diyorsa onun doğru olduğuna inanıyor diğer yarısı ise tamamen zıt fikir ile yaşıyordu.
Burnumuzun dibinde yeni başlayan kanlı savaş ile Müslüman Türk insanın hızla nerelere doğru gitmekte olduğunu acı ile izler olduk.
Ukrayna halkı eli ayağı silah tutan insanı ile kadını erkeği ile silahlanıp kendi sokağında Rus tanklarına karşı mevzilenirken Ukrayna’da mağazalar açıktı ve hiç kimse bir kilo şeker almak için birbirinin üzerine çıkmıyordu.
Dahası sosyal medyaya yansıyan birkaç yağmacı insan ise çıplak vaziyette ağaçlara bağlanıp yine kadın erkek demeden kemerle adeta kırbaçlanıyordu.
Sonra bizim marketlerde 5 TL, 10 TL ucuz alacağız diye birbirini ezen insanlarımızı, diğer yandan da depoları dolu olduğu halde her 5 kiloda 10 TL kazanmak için stok yapanları görüyorduk.
Bir yanda damarlarında asil kanın dolaştığına ve Allah’tan korkup kuldan utanan Dünya’nın en güçlü kendimize bakıyor diğer yanda Kiev’de Lviv’de sokaklarda gezerken gördüğün Ukraynalılar ile ilgili düşüncelerimi hatırlıyordum.
Ya onlarda bir yanlış vardı ya da bizde bir yamukluk.
Terörü nerede ise kazıdığımız şehirlerimizde topraklarımızda huzur içinde güvenle nefes alıp verirken karın açlığı, göz açlığından çok daha tehlikeli bir hal alan dünya malı hırsını kelimelerle tarif edemez hale geliyordum.
Evet Türkiye’de bugün için unundan yağına asla ama asla bir yokluk yok. 
Ama şiddetli önüne geçilemeyen bir mal ve para hırsı var.  
Hayat pahalı mı?
Kim ne derse desin bu ülke insanının belki yüzde beşi için hayat gayet güzel ve ucuz.
Ama yüzde 95 i artık benzininden çocuk bezine inanılmaz bir fiyat artışı karşısında düşünüyor.
Ramazan haftasına girdik.
Yem fiyatından market raflarına önlenemeyen artışlar rekabet kurumu tarafından belirlenip belli faturalar kesildi. Peki ne değişti?
Bunu önleyebilmenin yolu nedir?
Yasalarla, denetimlerle, cezalarla nereye kadar?
Bu cezalar kime kesiliyor?  
En basitinden ister iktidar yanlısı isterse muhalif olsun.
Bir kilo süt bir kilo yeme denk gelmediği zaman bu sorun nasıl aşılacak?
Sonuçta benliğimizi özümüzü kaybettik.
İster perakendeci ister alıcı olalım. İster toptancı isterseniz üretici olalım.
Beynimiz ve yüreğimiz gerçekten doğru düzgün çalışıyor mu?
Putin’in hesabı belli.
Volodimir Zelenski’nin hedefi ortada. 
Ya fiyatlarla, etiketlerle kısaca para ile dönüşümü sağlayanların hesabı ne?
Dünya’nın en zenginleri kaç yıl yaşıyor?
100 yıl yaşayan bir insan 100. Yaşında ne giyiyor?
Neleri yiyebiliyor?
………..
Galiba yine boş konuştum.
Kendi kendimi mi kandırıyorum?
Bugün için tek gördüğüm savaşın raconu var ama paranın raconu yok.
Hem de lafa geldiği zaman ağzımızı doldura doldura övünerek gururla ifade ettiğimiz Müslüman Türk milletinde.
Yani bizde.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2022 Turktime